Türk tekstil ve hazır giyim sektöründeki kan kaybı sürüyor. Uzun yıllardır dış ticaret fazlası veren ve ekonomide stratejik bir konuma sahip olan sektörde, birçok firma üretim bandını Mısır ve Fas'a taşırken; 2025'in ilk 10 aylık döneminde konkordato ilan eden firma sayısı ise 289 olarak kayda geçti. Sektördeki durgunluk, bir zamanlar Rus ve Arap alıcıların gözdesi durumundaki Osmanbey'de de fazlasıyla hissediliyor. Şair Nigar, Hacı Mansur ve Kodaman sokakta bulunan toptancı mağazalarının bir kısmı kepenk indirmek zorunda kalırken, satışlardaki düşüş ise yüzde 50 olarak telaffuz ediliyor.

İhracattaki düşüşün yanı sıra, ithalatta yaşanan artış ise sektörü derinden yaralıyor. Hazır giyim ithalatının, 2022'den bu yana yaklaşık 2 kat artarak 5 milyar dolara dayandığı vurgulanıyor.

YABANCILAR UZAKLAŞTI
Rusların, Laleli piyasasına yöneldiğini belirten esnaflar, İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları nedeniyle Filistinli müşterilerin yaklaşık 2 yıldır Osmanbey’in yolunu unuttuğunu söylüyor. Haberglobal.com’ye konuşan Şair Nigar, Hacı Mansur ve Kodaman sokağı üçgenindeki tekstilciler, pandemi öncesinde el altından 20-30 bin dolara kiralanan dükkan fiyatlarının halihazırda 3-4 bin dolara kadar gerilediğinin de altını çiziyor. Yaklaşık 30 yıldır kumaş satışı yapan bir esnaf ise, “Ürünleri ithal ediyoruz. Maalesef Çin piyasayı sarsıyor” bilgisini veriyor. Bir başka firma sahibi abiye kıyafetlerin 70-80 dolardan satıldığını dile getirirken, Rus ve Arap müşterilerin Osmanbey'den uzaklaşması ile dükkanların teker teker kapanmaya başladığına değiniyor. Bazı üreticiler ise mevcut tablonun önüne geçilmemesi durumunda sektörün daha büyük sıkıntılar yaşayacağının altını çiziyor.

İHRACAT DÜŞÜYOR
Sektör temsilcileri, yaşananların temel nedenini "rekabet gücünün kaybedilmesi" olarak gösterirken; Türkiye'nin hazır giyim ve konfeksiyon ihracatından yansıyan veriler de dikkat çekiyor. 2022'de 21.2 milyar dolar olan ihracat, 2023'te 19.2 milyar dolara, 2024'te ise 17.1 milyar dolara gerilerken, 2025 sonu için bu rakamın 17 milyar dolar seviyesine ineceği tahmin ediliyor.

KARLILIK EKSİ OLDU
Sektör temsilcileri; Türkiye'nin, hazır giyim sektöründe Uzakdoğulu rakiplerinden yüzde 60, Kuzey Afrikalı rakiplerinden ise yüzde 45 daha pahalı hale geldiğini de belirtiyorlar. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği'nden yansıyan verilere göre de, hazır giyim sektöründe 2023'te yüzde 5.6 olan vergi öncesi karlılık, 2025 Ağustos itibarıyla ise eksi 5.2'ye düştü. Açıklanan son verilere göre sektördeki çöküşün en acı sonuçlarından biri de istihdam kaybı. Son 3 yıl içinde tekstil ve hazır giyim sektörlerinde toplam 322 bin kişi işini kaybetti. Sadece 2025'in ilk altı ayında, 55 binin üzerinde istihdam kaybı yaşandı.

YATIRIMLAR MISIR'A
Türk sermayesinin en çok yöneldiği ülke ise Mısır. Bu ülkede üretime başlayan Türk şirketlerinin sayısının 200'e ulaştığı ifade edilirken; toplamda bin 700'ü aşkın Türk firmasının Mısır'a 3 milyar doların üzerinde yatırım yaparak yaklaşık 100 bin kişiye istihdam sağladığı biliniyor. TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör temsilcileri ise Türkiye'nin hazır giyim ve tekstil sektöründe, Mısır'ın bir üretim üssü gibi kullanıldığına dikkat çekiyor.

Maliyet baskısı ve rekabet kaybı firma yatırımlarının yurtdışına kaymasına neden oluyor. Öyle ki; 2020'de yurtdışında 72 olan Türk tekstil ve hazır giyim yatırımı sayısı, 2024'te 85'e yükseldi. Yatırım büyüklüğü 830 milyon dolar olarak telaffuz ediliyor.

KATMA DEĞER YARATAMADIK
Özlem Derici Şengül (Ekonomi Uzmanı)
"Sektörün, markalaşamaması ve katma değerli üretim yapılamaması da ciddi bir sorun. Teknolojik üretime geçilmediği sürece, fiyat rekabeti üzerinden ayakta kalmanız zorlaşıyor. Sonuç olarak birçok firma sektörden çekildi veya üretimini yurt dışına taşıdı. Dolayısıyla burada sorulması gereken soru şu: Bir teşvik ya da kurtarma mekanizması olur mu? Bankacılık sisteminin güçlü olması şu anda en büyük kurtarma mekanizması olarak görülebilir. Bunun ötesinde, sektöre özel bir hazırlık veya kapsamlı bir plan olduğunu sanmıyorum. Teknolojik ve verimlilik dönüşümü gerçekleşmediği; enflasyon ve yüksek faiz ortamı devam ettiği müddetçe sektörün rahatlaması mümkün görünmüyor.