CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kanal İstanbul projesinin, konut inşaatları ve Arapça yapılan reklamlarla yeniden canlandırıldığını savundu. 22 Nisan'da meclis grup toplantısında konuşan Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlığı görevinden uzaklaştırılması ve tutuklanmasıyla Kanal İstanbul projesinin bağlantılı olduğunu iddia etti.

Özel, "Kanalı daha yapamıyorlar, ona İstanbul'un muhafızı Ekrem İmamoğlu engel oluyor. Ama etrafındaki konutların inşaatına başlamışlar. Neden? Söz vermişler. Satmışlar" iddiasında bulundu.

Özel, toplantıda bir emlak şirketinin videolarından görseller paylaştı. Go Smart adlı bir firmanın Arapça reklam yaptığını, bu reklamların "Kanal İstanbul etrafında, göl manzaralı konutlar. Hem de vatandaşlık garantili" ifadelerini kullandığını söyledi. Şirketin internet sitesinde "Kanal İstanbul'un iki yakasında en iyi yatırım fırsatlarını" sundukları vurgulanıyor. Ancak BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan şirket çalışanları, Kanal İstanbul ile ilişkileri olmadığını söyledi.

CHP lideri Özel'in iddiaları sonrası Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Göz göre göre yalan söylüyorlar" dedi. Kurum, bölgede yapılan konutların TOKİ projesi olduğunu vurguladı, hiçbirinin sahibinin yabancı olmadığını söyledi.

Kanal İstanbul tartışması TOKİ'nin Sazlıdere Barajı çevresindeki konut projesi ile yeniden canlandı. Ekrem İmamoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Kanal İstanbul projesi kapsamında 24 bin konut inşaatına başlandığını öne sürdü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bu iddiayı yalanlayarak, inşaatların TOKİ'nin sosyal konut projesi olduğunu belirtti.

Kanal İstanbul projesi 27 Nisan 2011'de o dönem başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyuruldu. Erdoğan projeyi "Panama Kanalı, Süveyş Kanalı ve Yunanistan'daki Corinth Kanalı ile kıyas dahi kabul etmeyecek yüzyılın en büyük projelerinden biri" olarak nitelendirdi. Ekrem İmamoğlu ise projeyi "İstanbul'a ihanet projesi" olarak tanımladı ve bu projenin İstanbul'un deprem riski en yüksek bölgesine sekiz milyon insanı hapsetme riski taşıdığını belirtti. Uzmanlar ise projeyi İstanbul'un su kaynaklarını tehdit ettiği gerekçesiyle eleştiriyor.