Veteriner Hekimler Derneği Genel Başkanı Gülay Ertürk, Ticaret Bakanlığı'nın 9 Şubat'ta aldığı "kanatlı eti ihracatının durdurulması" kararının sektörde önemli ve çok boyutlu etkileri olacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Kanatlı sektörünün uzun vadeli sürdürülebilirliği için kararın süre ve kapsamının net olarak belirlenmesi, kümes yatırımlarının ve üreticilerin desteklenmesi ve ihracatın dengeleyici bir unsur olarak korunması büyük önem taşımaktadır. Türkiye'nin kanatlı eti üretim kapasitesi ve uluslararası rekabet gücü, sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir gıda arz güvenliği meselesidir."
Ertürk, kararın Türkiye kanatlı sektörünün üretim yapısı, dış ticaret dengesi ve uzun vadeli sürdürülebilirliği üzerinde "önemli ve çok boyutlu" etkiler doğurabileceğini vurguladı. Türkiye, 2025 yılında yaklaşık 2,8 milyon tonluk piliç eti üretim kapasitesiyle Avrupa ve Orta Doğu'da önde gelen üretici ülkelerden biri olarak öne çıkmaktadır. Üretilen tavuk etinin %15–20'si ihraç edilmekte ve geniş bir pazara ulaşılmaktadır.
Sektör, ülkeye yıllık yüz milyonlarca dolar döviz girdisi sağlamakta ve üretim planlamasının sürdürülebilirliği açısından ihracata büyük ölçüde bağımlıdır. 2023–2025 dönemi ihracat verileri sektörün hassasiyetini ortaya koymaktadır:
- 2022: Yaklaşık 705 bin ton kanatlı eti ihracatı;
- 2023: 526 bin ton;
- 2024: 451 bin ton;
- 2025: 547 bin ton.
2026'da ihraç kapılarının tamamen kapatılması, sektörün kırılgan yapısını daha da olumsuz etkileyecektir. Kanatlı sektörünün uzun vadeli sürdürülebilirliği için, kararın kapsamının net olarak belirlenmesi, kademeli veya kota esaslı ihracat yönetimi, yem hammaddelerinde dışa bağımlılığı azaltmak için GAP'ın tamamlanması, mısır ve soya üretiminin artırılması, kümes yatırımlarının desteklenmesi ve hayvansal üretimde girdi maliyetlerini azaltacak yapısal önlemler büyük önem taşımaktadır.


