Takvim yaprakları 20 Ocak 1990’ı gösterirken, Bakü kapılarına Sovyet tankları dayanmıştı. Azerbaycan halkı düşmana göğsünü siper etti. Vatan uğruna silahsız şekilde tankların önüne çıktılar. Ancak içinde Ermeni askerlerin de bulunduğu Sovyet tankları kimseyi affetmedi. Önüne çıkan kim varsa ezip Bakü’ye girdiler… Sokaklarda ölüm saçtılar.

Her şeye rağmen Azerbaycan halkının zulme boyun eğmeye niyeti yoktu. Kanlarının son damlasına kadar düşmana direndiler… Moskova ise kan dökmeye devam etti. Sovyet askerleri, sadece önlerini kesenleri değil, kaçıp canını kurtarmak isteyenleri bile bulup kurşunladı… Evleri taradılar. O gece çocuklar, kadınlar katledildi. Yaralılara yardıma koşan doktorlara bile ateş açıldı… Bir şehir bir gecede kan gölüne döndü. 147 kişi yaşamını yitirdi.

Bakü, karanlık bir sabaha uyanmıştı… Ama kimse geri adım atmadı… Dünya, şanlı bir direniş destanına tanık oldu. Yüz binlerce Azerbaycanlı, o geceki vahşete rağmen yine Azatlık Meydanı’ndaydı. Bu kez şehitlerini defnetmek için toplandılar. Hem de silahların gölgesinde.

Azerbaycan’ın millî lideri Haydar Aliyev, Moskova’da mücadele veriyordu. O dönem kendisi için çok tehlikeli olmasına rağmen adım atmaktan geri durmadı. Azerbaycan Temsilciliği’ne gitti. Talebi sert ve netti: “Katliamı planlayan ve uygulayan herkes cezalandırılmalı” dedi.

Azerbaycan halkının kanıyla, canıyla verdiği mücadele boşa çıkmadı. Tanklar o gece belki Bakü’ye girdi ama Sovyetler Birliği, Azerbaycan’ı kaybetti. Baskı ve zulüm, özgürlük tutkusunun ateşini daha da körükledi. Azerbaycanlılar Sovyetler Birliği’ni reddetti. Direniş, özgürlüğün kilidini açtı. Sadece 1 yıl 9 ay sonra, 18 Ekim 1991’de Azerbaycan tüm dünyaya bağımsızlığını ilan etti.

Kanlı 20 Ocak katliamının üzerinden tam 36 yıl geçti. Azerbaycan bugün bağımsız, güçlü ve istikrarlı bir ülke. Hızla gelişen ekonomisiyle Güney Kafkasya’nın lideri konumunda.

Azerbaycanlılar geleceğe umutla bakarken geçmişlerini her an hatırlıyor. Her yıl 20 Ocak’ta Bakü’deki Şehitler Hiyabanı’na adeta sel olup akıyorlar. 12 yaşındaki Larisa, 13 yaşındaki İlgar, eşinin ölümüne dayanamayıp kendi canına kıyan hamile Ferize… ve kendilerini tankların önüne atan kahramanlar… Azerbaycan halkının kalbinde yaşıyor...