Zürih Üniversitesi'nden araştırmacıların; insan eylemlerinin küresel biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkileri üzerine yaptıkları kapsamlı araştırma uluslararası bilim dergisi Nature'de yayımlandı. İnsan faaliyetlerinin, habitat değişikliği, kirlilik ve iklim değişikliği de dahil olmak üzere çok çeşitli çevresel baskıları yönlendirerek biyolojik çeşitlilik üzerinde benzeri görülmemiş etkilere yol açtığı belirtilen araştırma Dünya'nın "Antroposen Çağ" adı verilen döneme girdiği yönündeki bulguları destekler nitelikte.

Nature dergisinde yayımlanan araştırma insan etkinliklerinin canlı türleri üzerindeki doğrudan etkisini inceliyor.

SİSTEMDE KALICI DEĞİŞİKLİK

Antroposen Çağı, insan etkinliklerinin gezegenin ekosistemleri ve doğal süreçleri üzerindeki etkilerinin belirgin bir şekilde artmaya başladığı, yeni bir jeolojik döneme işaret ediyor. Latince "antropos" (insan) ve "cene" (çağ) kelimelerinin birleşiminden türetilen kavram, insan faaliyetlerinin gezegenin tarihini, biyosferini, atmosferini, okyanuslarını, toprağını ve iklimini şekillendirdiği bir dönemi tarif ediyor. Antroposen terimi, ilk olarak 2000'lerin başlarında, Hollandalı bilim insanı Paul Crutzen ve atmosfer bilimci Eugene Stoermer tarafından ortaya atılmıştı. Crutzen, insan etkisinin ekosistemi kalıcı olarak değiştirdiğini belirterek, jeolojik zaman ölçeğinde yeni bir çağın başlangıcını işaret etti.

HEM KARADA HEM DENİZDE

Nature'da yayımlanan araştırma için biyolojik çeşitlilik etkilerinin 3 bin 667 bağımsız karşılaştırmasından oluşan eşsiz bir veri seti oluşturulduğu belirtilirken biyolojik çeşitliliğin üç temel ölçüsünün ele alındığı vurgulanıyor. Araştırma yöntemiyle ilgili bölümde bu durum şöyle ifade ediliyor: "İnsan baskılarının topluluk kompozisyonunu belirgin bir şekilde değiştirdiğini; kara, tatlı su ve deniz ekosistemlerinde yerel çeşitliliği azalttığını gösteriyoruz. Kapsamlı küresel analizimiz, insan baskılarının biyolojik çeşitlilik üzerindeki genel etkisini ve temel aracı faktörlerini ortaya koyuyor."

GÜÇLÜ İNSAN ETKİSİ

Araştırma insan faktörünün, dünyanın hemen hemen yer yerinde canlı türü kaybı ve kirlilik üzerinde etkili olduğunu ortaya koyarken bu durum şöyle ifade ediliyor: "Sonuçlarımız, insan baskılarının toplulukların bileşimini sistematik olarak değiştirdiğini ve insan baskısı etkilerinin büyüklüğü hakkında kritik veriler sağladığını göstermektedir. Bu durum biyolojik çeşitlilik kaybındaki eğriyi değiştirmeye çalışırken tüm insan baskılarının dikkate alınması gerektiği fikrini desteklemektedir. Habitat değişikliğinin ve her şeyden önce kirliliğin topluluk bileşimindeki değişimler üzerinde özellikle güçlü bir etkiye sahip olduğunu buluyoruz."

Araştırma dünyanın 'Antroposen Çağ' adı verilen yeni bir jeolojik zamana girdiği yönündeki tezleri destekliyor.

ETKİLENEN TÜRLER

İnsan faaliyetlerinin türlere yönelik etkisi ise araştırmada şöyle yer alıyor: "Çoğunlukla daha küçük türler içeren mikroplar ve mantarlar, topluluklarının kompozisyonunda en yüksek değişimleri gösterirken, insan etkisi memeliler, balıklar, amfibiler ve sürüngenler için daha az belirgindir. Genellikle daha yüksek çeşitlilik, daha kısa yaşam döngüleri ve daha büyük türlere göre daha yüksek dağılma oranları gösterilmiştir. Burada, gruplar arasındaki bu farklılığın doğrudan insan baskısına verdikleri tepkinin büyüklüğüne yansıdığına dair kanıtlar sunuyoruz."

ANTROPOSEN TARTIŞMASI

Antroposen'in bir jeolojik dönem olarak kabul edilip edilmeyeceği halen tartışılıyor. Kavram resmi olarak 'Jeolojik Zaman Ölçeği'ne eklenmemiş olsa da, bilim insanları ve çevre uzmanları, insanın gezegen üzerindeki etkisinin belirginleştiği bu dönemin özel bir adı olması gerektiği görüşünde. Söz konusu araştırmanın verileri bu adımları desteklerken Antroposen'in jeolojik zaman olarak kabul edilmesi beraberinde etik ve politik tartışmaları da gündeme getirebilir.