Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın konuşmasından öne çıkanlar şunlar:

Merkez Bankası olarak makro finansal istikrar olarak 3 öncelikli amacımız vardı.

Birincisi eksi 60 milyar dolara ulaşan rezervimizi düzeltmek, 140 milyar dolara ulaşan KKM’yi düşürmek ve dezenflasyonla mücadele etmek. Bürüt rezervlerimizde şuana kadar 80 milyar dolar artış kaydettik. Brüt rezervlerimizde ise nerdeyse 120 milyar dolarlık bir iyileşme gerçekleşti.

Türk Lirası’na güvenin tekrar artmasıyla birlikte vatandaşımızın döviz bozdurarak rezerv artmasına sebep oldu.

İlk iki sorunun temel nedeni Enflasyonun artmış olması. Hedef tek haneli enflasyona inmek sonra yüzde 5’e sabit tutabilmek. Aldığımız tedbirlerle ilk önce enflasyonu yüzde 75’de sabit tutup sonra dengeli bir şekilde düşürmekti. Talep koşulları dezenflasyonla uyumlu alacağımız tedbirlerle para politikası sıkılığını alacağımız tedbirlerle enflasyonun düşmesini sağlayacağız.

Enflasyon aslında virüs gibidir. Vücutta uzun süre kalınca defetmek de zorlaşır. Ama biz doğru reçete uyguluyoruz nihai hedefe ulaşacağımızda hiçbir kuşkumuz yok ama ilacın etki etmesi biraz süre alabilir. Eylül ayında beklentinin üstünde gelmişti biraz.

Burada bunu anlamak için kalemlere bakmamız gerekiyordu baktığımızda en büyük sapmanın gıdadan kaynaklığını gördük. Kuraklık ve don etkilediğini gördük. Bir yada iki ay enflasyon biraz yüksek gelirse bu ülkemizde önümüzdeki dönemi de biraz daha yukarı çekebiliyor. Ama ekim ayında beklentilerin altında gelişti. Kasım ayı için de beklentilerimiz aynı şekilde.

İki sene önceye gittiğimizde dayanıklı malların artışları çok hızlıydı. Şuan bu ivme azaldı. Tüketim malları ithalatı düşüyor, hizmet sektörü ise yatay seyir ediyor. Özetle söylemek gerekirse hem kısa hem orta vadede belirleyici unsurlar dezenflasyonun devam ettiği gözüküyor.