Bolu'nun Seben ilçesinde, Köroğlu Dağları'ndaki kayak merkezi Kartalkaya'da 36'sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın ile ilgili davanın ana duruşması bugün Bolu 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Davada otel sahipleri, şirket yönetim kurulu üyeleri, teknik ve idari personel, iş güvenliği uzmanları ve Bolu İl Özel İdaresi yetkililerinin de aralarında olduğu 32 sanık hakim karşısına çıkacak. BBC Türkçe'nin incelediği iddianameye göre bilirkişi raporunda "birinci derecede etkili oldukları" belirtilen Kültür ve Turizm ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları yetkilileri hakkında gerekli soruşturma izinlerinin çıkmamasından dolayı ayrı bir soruşturma süreci yürütülecek. Yangında yakınlarını kaybedenler ve otelden kurtulan mağdurlar, mevcut sanıkların yanı sıra soruşturma izni verilmeyen bakanlık yetkililerinin de yargılanması ve tüm sorumluların olabilecek en ağır cezayı alması için hukuki mücadele vereceklerini söylüyor.
Ailelerin başka bir talebi ise halihazırda siyasi tartışmalara konu olan yangının daha fazla siyasete malzeme edilmemesi. Bu noktada yangının siyasi değil insani bir felaket olduğunu vurguluyorlar. Kartalkaya Davası'nın ana duruşmasında 19'u tutuklu bulunan 32 sanık ile hayatını kaybeden 78 kişinin yakınları ve 133 yaralıdan davaya müdahil olanlar dinlenecek. Mahkemenin kabul ettiği iddianameye göre "olası kastla öldürme" ve "olası kastle kasten yaralama" talebiyle yargılanacak sanıklar arasında otel sahipleri ve bazı bakanlık yetkilileri de yer alıyor. Türk Ceza Kanunu'na göre bu suçlar için müebbet hapis cezası talep ediliyor.
Yangında ölen 18 yaşındaki Ömür Kotan'ın annesi Zeynep Kotan, "Başından beri beklentimiz adalet. İntikam değil, adalet istiyoruz. Adil bir yargılanma istiyoruz" diyor. Yangın sırasında ailesiyle otelde olan birçok kişi, bu felaketin önlenebilir olduğuna inanıyor ve ihmali olanların ceza almasını talep ediyor. Yangınla ilgili hukuki süreç ve duruşmaların yavaş ilerlemesi ise mağdur aileleri ve yakınlarını olumsuz etkiliyor. Yakınlarını kaybedenler, duruşma sürecinin kalabalıklığı ve uzaması nedeniyle sıkıntı yaşıyorlar. Aileler, bu süreçte adaletin sağlanmasını umut ediyor ve yetkililerin sorumluluklarını üstlenmeleri gerektiğini vurguluyorlar.
Yangında hayatta kalanlar ve yakınlarını kaybedenlerin yaşadığı travmalar, süreç boyunca yapılan hukuki mücadelede önemli bir yer tutuyor. Bu trajik olay, sadece hayatını kaybedenlerin yakınlarını değil, olayın tanığı olan diğer bireyleri de derinden etkiledi.





