Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin döneminde, 16 Mart 1988’de Halepçe’ye gerçekleştirilen kimyasal saldırıda 5 bin kişi yaşamını yitirdi, 7 binden fazla kişi de sakat kaldı. Baas rejiminin elma kokusuyla gelen Halepçe katliamında aile ve akrabalarını yitiren binlerce kişi, yaşadıkları büyük acı, göç ve sıkıntılara rağmen hayata tutunmaya çalışıyor.
Bölge halkı ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), katliam nedeniyle Irak’ın Halepçe'yi il olarak kabul etmesi ve tazminat ödemesini sık sık dile getirirken, IKBY de daha önce Süleymaniye'ye bağlı olan Halepçe'nin Mart 2014’te il olmasına karar verdi. Irak Meclisinin Halepçe’yi 19. vilayet olarak kabul etmesi, katliamla anılan kente hem sembolik hem de kalkınma açısından avantajlar sağlayacak.
Halepçe’nin vilayet olarak kabul edilmesinin kente hizmet, bütçe, yatırımlar ve idari olarak katkıları olması bekleniyor. Kente özel bütçenin ayrılması ve Irak hükümetinden vilayetlere sunulan yardım ve ayrıcalıklardan il olarak faydalanacak olması, Halepçelilere yönelik hizmet, istihdam ve kalkınma projeleri konusunda yeni fırsatlar sunacak.
Halepçe’nin idari olarak Süleymaniye’den ayrı bir yönetim olarak Bağdat’ta tanınması, kentin Irak merkezi hükümeti nezdinde temsiliyetini ve katliamın mağdurlarına tazminat ödenmesi gibi sorunların ele alınması süreçlerini olumlu yönde etkileyecek.
IKBY Enfal ve Şehitler Bakanı Abdullah Mahmud, Irak Meclisinin Halepçe felaketinin büyüklüğünü anlamalarını temenni etti ve Halepçe katliamı kurbanları ve halkına önem vermelerini ümit etti. Mahmud, "Halepçe'nin il olması önemlidir çünkü halkın verdiği bedeller nedeniyle vilayet statüsüne kavuşmuştur. Kararın gelecekte bölgenin kalkınmasına vesile olmasını ümit ediyorum. Bu Irak ve Kürdistan bölgesi vatandaşları arasındaki bağları güçlendirir," dedi.
Irak Meclisi Milletvekili Halepçeli Musenna Emin de, "Halepçe yasal olarak il statüsüne kavuştu ve Irak iller haritasında resmi olarak yer almış oldu ve diğer iller gibi fırsat eşitliğine sahip olacak," ifadesini kullandı. Emin, Irak hükümetinin Halepçe'de katliamda hayatını kaybedenlerin ailelerine yardım ve saldırılardan etkilenenlerin tedavisi gibi bir destekte bulunmadığını eleştirerek, "Halepçe, hala yıkılmış bir şehir olarak duruyor. Halepçe kimyasal saldırıya uğradığında ben ailemle birlikte oradaydım ve bu saldırılardan kaçıp İran'a giderek 4 yıl orada kalmıştık. Yapılan saldırılarda yakınlarımızın çoğunu kaybettik. Halepçe büyük bir il değil ama il statüsüne kavuşması oranın halkına manevi bir ödüldür," dedi.






