Geçen yıl yaklaşık 104 bin ton palm bazlı oleokimyasallarının ithalatı yapıldı.

Türkiye, Hindistan, Çin ve Hollanda’dan sonra 1 milyon tonla palm yağında en büyük dördüncü ithalatçı ülke konumunda yer alıyor. İthal edilen yağın bir kısmı çevre ülkelere ihraç edilirken, bir kısmı da sanayisinde kullanılıyor.

İthalatın neredeyse tamamı Malezya’dan yapılıyor. Sektör temsilcileri ve araştırmacıları buluştu. Bu doğrultuda Türkiye’ye pazarında palm bazlı oleokimyasalların gelişimi ve uygulamalarına yönelik sektör temsilcileri ve araştırmacıları bir araya geldiği seminer düzenlendi. Malezya Büyükelçiliği ile beraber Malezya’nın Ticaret Tanıtım Ofisi (Matrade) sunumlarını gerçekleştirdiği program düzenlendi. Malezya’nın Türkiye Büyükelçisi Sazali Mustafa Kamal’ın katıldığı programda konuşan Büyükelçi Sazali, sürdürülebilir sanayi uygulamalarını ilerletmede uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Sezali, ayrıca Malezya’nın, küresel standartlara uygun, yüksek kaliteli ve sürdürülebilir palm yağı türevleri üretme konusundaki isteğine de dikkat çekti.

Malezya Palm Yağı Konseyi Türkiye Ofisi (MPOC) tarafından düzenlenen seminerde, palm bazlı oleokimyasalların teknik faydaları, kozmetik, kişisel bakım ve ev bakım ürünlerindeki kullanımları ile çevresel zorluklara karşı çözüm olarak rolleri üzerine sunumlar yapıldı. Malezya ve Türkiye’den uzmanlar, oleokimyasalların yenilikçi kullanım alanlarını paylaşarak pazar erişimini ve iş büyümesini artırmaya yönelik stratejileri tartıştı. MSPO, Malezya’nın palm yağı üretiminde sürdürülebilirlik için geliştirdiği ulusal bir sertifikasyon sistemi olduğu vurgulandı.

MSPO, palm yağı üreticilerinin çevresel, sosyal ve ekonomik sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlayarak, sürdürülebilir bir palm yağı endüstrisinin gelişimi amaçladığı da belirtildi. Seminerde küresel palm yağı bazlı oleokimyasallar pazarının 2034 yılına kadar 8,2 milyar dolarına ulaşmasının beklendiği aktarıldı.