Kazakistan’ın, İsrail ve Arap ülkeleri arasında imzalanan İbrahim Anlaşmaları’na katılmasıyla Orta Asya’daki dengeler değişiyor. ABD ve AB merkezli analizlere göre Birleşik Devletler ve İsrail'in bölgedeki ekonomik ve diplomatik etkisini arttırmaya yönelik hamlesi, Moskova ve Pekin'de rahatsızlık yaratıyor. Uzmanlar bu adımın uzun vadede “yeni bir Soğuk Savaş hattının” başlangıcına dönüşebileceğine vurgu yapıyorlar. Analiz yazılarına göre Rusya ve Çin bölgede ABD ve İsrail'e karşı saldırgan önlemler alabilir. Batı merkezli analizler şu şekilde:
Kazakistan’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılımı, İsrail’in Ortadoğu dışındaki ilk genişleme adımı olarak görülüyor. Astana’nın kararı, ABD’nin Orta Asya’yı yeni bir diplomatik cepheye dönüştürme stratejisi olarak değerlendiriliyor.
YENİ CEPHE ORTA ASYA
ABD'de Cumhuriyetçi Parti'nin basındaki kaleleri arasında kabul edilen National Interest (NI) yayın organına göre, Kazakistan’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılımı, sürecin Ortadoğu’nun ötesine taşınarak yeni bir jeo-stratejik döneme girdiğini gösteriyor. Raporda, Kazakistan’ın katılımının “stratejik ve kasıtlı” bir hamle olduğu, bu adımla Astana’nın ABD’ye yakınlaşırken bölgesel rakiplerine diplomatik üstünlük sağladığı da belirtildi. Analizde, Beyaz Saray’daki C5+1 Zirvesi ile aynı gün duyurulan karar ile, Washington’ın Orta Asya’yı yeni bir diplomatik cepheye dönüştürme başladığı iddia edildi. Analiz yazısında ayrıca, anlaşmanın İsrail ve ABD’nin Orta Asya’daki enerji hatlarına, nadir element kaynaklarına ve “Orta Koridor” projesine erişimini kolaylaştıracağı, böylece bölgeyi ABD merkezli bir ekonomik eksene çekmeye çalışacağı da ifade edildi.
RİSKLER BARINDIRIYOR
Avrupa merkezli Special Eurasia (SE) düşünce kuruluşuna göre, Kazakistan’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılımı düşük maliyetli fakat yüksek sembolik değer taşıyor. Raporda, “Bu adım Washington ve Tel Aviv için önemli bir diplomatik başarı olsa da Astana açısından hem fırsatlar hem riskler barındırıyor” ifadesi yer alıyor. Kazakistan’ın ABD ve İsrail’den yatırım, teknoloji ve güvenlik desteği alabileceği; ancak bu durumun ülkeyi İran, Rusya ve Çin’le diplomatik gerilime sürükleyebileceği belirtiliyor.
Uzmanlara göre Rusya ve Çin, ABD ile İsrail’in Orta Asya’daki nüfuzuna karşı ekonomik ve askeri alanlarda daha sert ve saldırgan politikalar izlemeye hazırlanıyor.
KÖRFEZ DE ORTA ASYA'DA
SE raporu Körfez ülkelerinin Orta Asya ülkeleriyle ekonomik ilişkilerindeki hızlı büyümeye de dikkat çekmekte. Avrasya Kalkınma Bankası (EDB) verilerine göre, Körfez ülkeleri ile Orta Asya arasındaki ticaret son beş yılda 4,2 kat artarak 3,3 milyar dolara, toplam yatırım hacmi ise 16,2 milyar dolara ulaştı. Körfez ülkelerinin 5 trilyon doları aşan devlet tekelindeki fonlarıyla Orta Asya’da enerji, ulaşım ve dijital altyapı projelerine finansman sağladığı, bu yeni ekonomik eksenin bölgenin kalkınma dinamiklerini yeniden şekillendirdiği raporda belirtildi.
ÇİN SALDIRGANLAŞABİLİR
Uzmanlara göre, Kazakistan’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılımı yalnızca diplomatik değil, jeostratejik bir dönüm noktası. Raporlara göre gerçek risk ise “Kazakistan kısa vadede yatırım kazanacak, ancak uzun vadede yeni bir Soğuk Savaş hattında yer alma riskiyle karşı karşıya kalabilir” ifadeleriyle dile getirilmekte. Raporlar ve analiz yazılarında Rusya ve Çin'in bölgede ABD ve İsrail'e karşı saldırgan önlemler alabileceği de iddia edilmekte.




