Hindistan ile Pakistan arasındaki tartışmalı Keşmir bölgesinde 22 Nisan Salı günü silahlı militanların düzenlediği saldırıda 26 turist öldürüldü. Olayın ardından Hindistan ile Pakistan arasında karşılıklı diplomatik ve siyasi restleşme başladı. Fransız AFP haber ajansının aktardığına göre Keşmir'de Pakistan ve Hindistan sınırlarını ayıran Kontrol Hattı'nda çatışma çıktı. Pakistanlı bir yetkili, çatışmada "sivillere ateş açılmadığını" söyledi. Hindistan ordusu da olayı doğruladı ve çatışmanın "Pakistan tarafından başlatıldığını" ve "etkin karşılık verildiğini" açıkladı. Hindistan, Keşmir'in kendi idaresindeki kısmında düzenlenen saldırıdan Pakistan'da üslenmiş militanları sorumlu tuttu. Yeni Delhi, saldırının ardından Pakistan'a yönelik vize hizmetlerinin durdurulması ve hayati bir su anlaşmasının askıya alınması dahil bir dizi tedbir duyurdu. Bu kapsamda Pakistan'a yönelik vize muafiyeti iptal edildi. Muafiyet kapsamındaki Pakistanlılara ülkeden çıkmaları için 24 Nisan'dan itibaren 48 saat süre tanındı. İslamabad yönetimi ise misilleme olarak Hindistan vatandaşlarına verilen tüm vizeleri iptal etti. Pakistan bunun yanı sıra bazı Hint diplomatları sınır dışı etti ve hava sahasını Hindistan uçaklarına kapattı. Hindistan polisi saldırının arkasında olduğundan şüphelendiği dört silahlı kişiden üçünün ismini açıkladı ve bu kişilerden ikisinin Pakistan vatandaşı, birinin ise Keşmirli bir erkek olduğunu ileri sürdü. Pakistan, bu saldırılarda rol oynadığı iddialarını reddetti ve olayla ilgili güvenilir bir soruşturma yapılmadığını ve teyit edilebilir kanıt olmadığını iddia etti. Hindistan Başbakanı Narendra Modi, saldırıdan sonra yaptığı açıklamada "Hindistan'ın tüm teröristleri ve destekçilerini tespit edeceğini, izleyeceğini ve cezalandıracağını" söyledi ve "dünyanın sonuna kadar kovalayacaklarını" vurguladı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Gutteres'in sözcüsü Stephane Dujarric, 24 Nisan'da New York'ta yaptığı açıklamada iki ülke arasındaki meselenin "barışçıl yolla" çözülebileceği mesajını verdi. Sözcü, "İki hükümete de azami itidal gösterme, gördüğümüz durum ve gelişmelerin daha da kötüleşmesini önleme çağrısı yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Hindistan, Pakistan ile 1960'ta imzaladıkları "İndus Suları Anlaşması"nı askıya aldığını açıkladı. Sınır ötesi su yönetiminin bir örneği olarak görülen anlaşma, iki nükleer gücün geçmişte savaşta olduğu dönemlerde dahi askıya alınmamıştı. Anlaşma, 1947'de bağımsızlığını ilan eden iki ülke arasında yıllarca süren müzakerelerin ardından yapıldı. Anlaşma kapsamında İndus havzasının doğusundaki Ravi, Beas ve Sutlej nehirleri Hindistan'a, batısındaki İndus, Jhelum ve Çenab nehirlerindeki suyun yüzde 80'i ise Pakistan'a tahsis edildi. Hindistan'ın anlaşmayı askıya alması, Pakistan için dezavantaj anlamına geliyor. İslamabad, tarım ihtiyacının yüzde 80'inden fazlasını ve hidroelektrik enerjisinin yaklaşık üçte birini İndus havzasından gelen su ile karşılıyor. Pakistan, Hindistan'ın anlaşmayı askıya almasını eleştirdi ve nehirlerden su akışının durdurulmasının "savaş sebebi" sayılacağını duyurdu. Bazı uzmanlar, Hindistan'ın yüksek debili dönemlerde batı nehirlerinden gelen on milyarlarca metreküp suyu tutmasının neredeyse imkansız olduğunu söylüyor. Diğerleri ise Hindistan'ın mevcut ve potansiyel altyapısıyla su akışına müdahale etmesi durumunda bunun etkisinin Pakistan'da özellikle kurak dönemlerde hissedebileceği görüşünde.
Dünya·
Keşmir gerilimi: Hindistan saldırıya mı hazırlanıyor?
Kaynak:


Okumaya devam et




