Kıbrıs'ın kuzeyinde, çoğu İngiliz vatandaşı en az 30 çocuğun yanlış sperm veya yumurta donörlerinin kullanıldığı tüp bebek tedavisinden etkilendiği tahmin ediliyor. Her bir vakada da ebeveynler seçtikleri donörlerle eşleştirilmediğinden şüphe ediyor. BBC bu yılın başlarında ilk yedi vakayı ortaya çıkaran bir araştırma yayımlamıştı. Ebeveynlerin tümü, anonim donörleri tıbbi geçmişleri, görünüşleri, kişilikleri, eğitimleri ve hobileri gibi bilgilere dayanarak dikkatlice seçtiklerini söylüyor. Ancak, talep edilen sperm ve yumurta donörlerinin kısırlık tedavilerinde kullanılmamış olabileceğinden endişe duyuyorlar. 30 çocuğun yarısı, Doğuş Tüp Bebek Merkezi adlı bir klinikte gerçekleştirilen işlemler sonucunda dünyaya geldi.

Yanlış sperm donörüyle eşleştiğini yeni öğrenen annelerden biri olan Rachel, durumu "kesinlikle skandal" olarak nitelendirdi. Doğuş Tüp Bebek Merkezi'ndeki bu hastaların çoğunun tedavisinde üç kişi yer aldı: Doktor Firdevs Uğuz Tip, Doktor Şevket Alptürk ve hasta koordinatörü Julie Hodson. Ebeveynler, personelin kendilerini yanıltmış olabileceğinden şüpheleniyor. Firdevs herhangi bir yanlışlık yaptığını reddederken, Alptürk ve Hodson sorularımıza yanıt vermedi. BBC'nin edindiği bilgilere göre, dünyanın en büyük sperm bankası olan Cryos International, 2016'dan beri Doğuş kliniğini kara listeye almış durumda. Avrupa Birliği yasalarının uygulanmadığı ve yalnızca Türkiye tarafından yasal olarak tanınan Kıbrıs'ın kuzeyinde, klinikler sıkı denetimlere tabi değil. Hastalara düşük fiyatlar, yüksek başarı oranları ve geniş sperm ve yumurta donörü seçenekleri sununuluyor.

Mart ayında yayımlanan BBC haberiyle skandal ilk kez ortaya çıkmıştı; olayda küçük bir grup ebeveynin donörler konusunda yanıltıldığı anlaşılıyordu. İddialara yanıt olarak, bölgenin Sağlık Bakanlığı resmi bir soruşturma başlattığını açıkladı. Ancak, tekrarlanan bilgi taleplerimize yanıt vermedi. Ailelerin çoğu, başvurdukları kliniklerin kendilerine Batı Avrupalı, taramadan geçmiş, sağlıklı donörler vadettiğini ancak çocukları doğduktan sonra şüphelenmeye başladıklarını söyledi.

Parayla DNA testi yapılan 30 çocuktan 11'inin genetik kökenlerinin Türkiye'den veya çevre ülkelerden geldiği anlaşıldı. Bu durum, ebeveynlerinin talep ettiği donörlerin kullanılmadığına işaret ediyor. DNA testi yapılan çocukların büyük çoğunluğu, 2012 ile 2024 yılları arasında Doğuş kliniğinde tüp bebek yöntemiyle dünyaya geldi. Aileler, çocuklarının gerçek donörlerinin kim olduğu ve tıbbi geçmişleri hakkında sorularla karşı karşıya kaldı. Donor Conceived UK adlı yardım kuruluşunun kurucusu Laura Bridgens, "Bu haberler son derece endişe verici. Donörden spermle dünyaya gelen bir kişinin kökeni hakkında gerçeği bilmesi temel bir insan hakkıdır" dedi.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı, son günlerde Kıbrıs'ın kuzeyindeki kısırlık tedavilerinin düzenleme eksikliği nedeniyle "risk taşıdığı" konusunda seyahat uyarısını güncelledi. Bölgede tüp bebek tedavisi görmek isteyenlere önceden kapsamlı araştırma yapmaları tavsiyesinde bulundu. Rachel, Doğuş Tüp Bebek Merkezi'ndeki tedavisi sırasında kendisine yanlış sperm donörü verilmiş olup olmadığını yıllarca sorguladığını söylüyor. İlk haberimizi okuduktan sonra, sperm donörüyle dünyaya gelen 13 yaşındaki oğulları Jonah ile birlikte DNA testi yaptırmaya karar verdiler ve sonuçlar, korkularının haklı olduğunu gösterdi.

Rachel, "Eskiden kliniğin tek seferlik bir hata yaptığını düşünüyordum" dedi. Ancak kendisine daha fazla ailenin ortaya çıktığını anlattıktan sonra artık, "çok daha büyük ve dolandırıcılık sayılacak" bir durumla karşı karşıya olduğunu hissettiğini söyledi. Rachel, ortaya çıkanların Jonah'a duyduğu sevgiyi değiştirmediğini söylüyor ancak onu en çok üzen şey, Jonah'ın gelecekte donörüyle iletişime geçme fırsatını kaybetmiş olabileceği ihtimali. Ayrıca, gerçek donörünün başka tüp bebek tedavilerinde kullanılıp kullanılmadığını da bilmiyor. "Genetik kardeşleri olması beni şaşırtmazdı" diye ekliyor.

Son araştırmamızın bulgularını bir grup doğurganlık uzmanına sunduğumuzda, 30 çocuğun etkilenmiş olabileceği gerçeği onları çok şaşırttı. Bize söylediklerine göre, tüp bebek tedavisi sırasında yanlış donörün yanlışlıkla kullanılması son derece nadir görülen bir durum. Bu ölçekte bir hatanın birden fazla kez meydana gelmesi "ihmal" veya "aldatma" olasılıklarını düşündürüyor. İngiliz Doğurganlık Derneği'ne göre bu, "tek bir sorumsuz doktor ve tek bir sorumsuz kliniğin ötesinde sistematik bir soruna" işaret ediyor. Ebeveynlerin yanlış donörlerle eşleştirilmelerinden neticede kimin sorumlu olduğunu asla bilemeyebiliriz.