Kıbrıs Cumhuriyeti, 1 Ocak 2026'da, 14 yıl aradan sonra ikinci kez Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı koltuğuna oturdu. Altı ay sürecek görev, AB'nin savunma alanındaki kararlar başta olmak üzere kritik süreçten geçtiği bir döneme denk geldi. Bazı taktiksel adımlar atması beklenen Dönem Başkanı'nın takınacağı tavrın Türkiye'yle AB ilişkilerine bir yansımasının olup olmayacağı merak ediliyor.
Brüksel'deki en önemli endişe, Kıbrıs sorunu nedeniyle süregelen gerginliğin savunma alanında Türkiye'yle işbirliğini olumsuz etkileme potansiyeli içermesi. Kıbrıslı yetkililerden, "Başkanlığı ulusal sorunları gündeme getirmek için kullanmayacakları" yönünde açıklamalar geliyor. Bununla birlikte Kıbrıs Cumhuriyeti, Türkiye'nin savunma odaklı SAFE programına, askeri hareketlilikle ilgili AB projesine ve Avrupa Savunma Ajansı'na katılımını "ulusal çıkarlar" gereği bloke etmeyi sürdürüyor. AB'de, son dönemde savunma alanındaki hamleleri uluslararası alanda da dikkat çeken Türkiye'yle işbirliğinin sıkılaştırılmasını isteyen ülkelerin sayısı azımsanmayacak düzeyde.
Dönem başkanlığı programı üç ana eksen üzerine oturtuldu. Bunlardan ilki AB'nin stratejik özerkliğinin güçlendirilmesi. Bunun savunma ve güvenlik alanlarında ilerleme sağlaması ve göç sorununun yönetilmesine odaklanarak yapılması planlanıyor. İkincisi, AB ile Ortadoğu'yu yakınlaştırmak. Üçüncü ekseni ise AB vatandaşlarının günlük yaşamlarını doğrudan etkileyen enerji, sağlık maliyetleri, konut ve eğitime erişim gibi konular oluşturacak. Programda Türkiye'ye de vurgu yapıldı.
Hristodulidis, 16 Aralık 2025'te Fransız Le Figaro'da yayınlanan söyleşisinde, AB'ye yakın ve Avrupa yolunu izleyen bir komşuya sahip olmayı tercih ettiklerini belirterek şunları söyledi: "AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin ilerlemesini gerçekten istiyoruz. Ancak bu tamamen Türkiye'nin tavrına, AB üyelik sürecinde yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine bağlı."
AB'nin özerkliği için genişlemenin jeopolitik gereklilik ve stratejik yatırım olduğunun vurgulandığı dönem başkanlığı programında ise şu ifadelere yer verildi: "Türkiye, aday ülke statüsünü korumakta ve AB ile ilişkileri, AB Konseyi'nin Nisan 2024'te belirlediği çerçeve, önceki sonuçlar ve oluşturulan koşullar çerçevesinde devam edecektir."
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB Dönem Başkanı olarak AB-Türkiye ilişkilerine yapabileceği fazla bir katkı yok. Bununla birlikte bazı taktiksel hamlelerin gündeme gelebileceği beklentisi hakim. Hristodulidis'in açıklamalarından Kıbrıs'ta düzenlenecek gayriresmi nitelikli toplantılara Türkiye'nin de davet edilebileceği anlaşılıyor. Türkiye'nin tavrı ne olacak? Türkiye'nin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ilk dönem başkanlığında izlediği politikaya paralel bir politika izlemesi bekleniyor. Türkiye'nin, 30 Haziran 2026'da sona erecek dönemde de Kıbrıs Cumhuriyeti'ni resmen muhatap alma olarak algılanabilecek herhangi bir adım atacağına ihtimal verilmiyor.





