ABD'nin Michigan eyaletinde 2025 yılında düzenlenen bir ev eşyası satışına katılan koleksiyoncu, evin garaja açılan loş koridorunda duran bir tabloyu fark etti. Üzerindeki imzayı güçlükle okuyabildiği eseri 30 dolara satın alan koleksiyoncu, sıradan görünen bu tablonun sanat dünyasında ses getirecek bir keşfe dönüşeceğinden habersizdi.
Yapılan incelemeler sonucunda tablonun, Amerikalı sürrealist ressam Gertrude Abercrombie'nin 1951 yılında yaptığı Alderman Merriam's Shells adlı eseri olduğu belirlendi. Eser, kısa süre önce düzenlenen açık artırmada 1,3 milyon dolara satıldı.
Satış fiyatı, müzayede öncesinde belirlenen 200 bin dolarlık tahmini değeri de açık ara geride bıraktı. Böylece eser, Abercrombie'nin müzayedelerde ulaştığı en yüksek satış fiyatına imza attı.
TABLO, BİR AMELİYATIN KARŞILIĞINDA VERİLMİŞTİ
Gertrude Abercrombie, 1951 yılının sonlarında tamamladığı, yaklaşık 20,3 x 27,9 santimetre boyutlarındaki yağlı boya tabloda dokuz deniz kabuğunu resmetti. Eserin ortaya çıkışında, Chicago'nun beşinci bölgesinde belediye meclisi üyesi olarak görev yapan Robert Merriam'ın koleksiyonu etkili oldu. Ressamın tanıdığı Merriam, tablonun hazırlanmasında kullanılmak üzere kendisine deniz kabukları ödünç verdi.
Abercrombie, eseri 1952 yılının başlarında kendisine bir ameliyat gerçekleştiren Kalamazoo'da yaşayan doktor John T. Reynolds'a ödeme karşılığında verdi. Reynolds, tabloyu 1952 ve 1953 yıllarında New York, Chicago ve Milwaukee'deki çeşitli sergilerde sanatseverlerle buluşturdu.
Eser, o dönemde 50 ila 150 dolar arasında değişen fiyatlarla satışa çıkarıldı ancak alıcı bulamadı. Reynolds, tabloyu evinde saklamayı sürdürdü. Doktorun ölümünün ardından düzenlenen ev eşyası satışına kadar eser, yaklaşık 75 yıl boyunca yeniden gün yüzüne çıkmadı.
GARAJIN YANINDAKİ KORİDORDA FARK EDİLDİ
Tabloyu bulan koleksiyoncu, 2025'te Kalamazoo'daki ev satışına katıldığında satılabilecek eşyaların büyük bölümünün elden çıkarıldığını belirtti. Eser, evin arka tarafında, garaja açılan loş bir koridorda duruyordu. Koleksiyoncu, tablonun arkasındaki “abercrombie ’51” ibaresini güçlükle okuyabildi.
Eski plaklar ve vintage mobilyalarla ilgilenen koleksiyoncu, Abercrombie'nin eserlerine aşina olduğu için tabloyu satın aldı. Ardından eseri Milwaukee Sanat Müzesi'ne götürdü. Müze, o sırada ressamın çalışmalarını kapsamlı biçimde ele alan bir sergi üzerinde çalışıyordu.
Sergi kataloğunda aynı deniz kabuklarını gösteren tarihî bir fotoğrafın bulunması, eserin kimliğinin belirlenmesinde önemli rol oynadı. Koleksiyoncu, Abercrombie uzmanı Susan Weininger'dan yardım istedi. Weininger, tablonun sanatçının uzun süredir kayıp olan Alderman Merriam's Shells adlı orijinal eseri olduğunu doğruladı.
DOKUZ DENİZ KABUĞUYLA SÜRREALİST BİR DÜNYA KURDU
Tabloda ilk bakışta sıradan görünen dokuz deniz kabuğu yer alıyor. Ancak kabukların alışılmadık biçimde konumlandırılması ve bazılarının karanlık bir boşluğun üzerinde asılıymış izlenimi vermesi, esere sürrealist bir atmosfer kazandırıyor.
Abercrombie, 1950'li yılların başında düzenlenen sergilerinden birine ilişkin Chicago Tribune gazetesinde yayımlanan haberde, resim anlayışını anlatırken karmaşık ya da sıradan konularla ilgilenmediğini, basit ama biraz tuhaf şeyleri resmetmeyi sevdiğini söylemişti. Alderman Merriam's Shells de bu yaklaşımın dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
1909 yılında doğan Gertrude Abercrombie, kendi kendini yetiştiren bir sanatçıydı. Chicago'da büyüyen ressam, Illinois Üniversitesinde Roman dilleri eğitimi aldı. Reklam sektöründe ve Sears için çizimler yaptıktan sonra, II. Dünya Savaşı'nın başlarına doğru ağırlığını resme verdi.
Sanatçı, 1944 yılında Chicago Sanat Enstitüsü'nde ilk kişisel sergisini açtı. Özellikle 1950'li yılların başında yoğun biçimde üretim yaptı. Ekonomik sıkıntılar yaşadığı dönemde küçük tabloların yanı sıra broş ve iğne gibi aksesuarlar da hazırlayarak eserlerini yerel sanat fuarlarında sattı.
Zamanla Chicago'nun sanat ve kültür çevrelerinde önemli bir isim hâline gelen Abercrombie, Hyde Park'taki evinde sanatçıları ve entelektüelleri ağırlıyordu. Sivri şapkası ve caz müzisyenleriyle kurduğu dostluklar nedeniyle “caz cadısı” olarak da anılıyordu.
Eserlerinin uluslararası sanat çevrelerinde daha geniş kitlelere ulaşması ise özellikle 2018'de düzenlenen sergilerin ardından hız kazandı. Son yıllarda müzayedelerde 100 bin doların üzerinde fiyatlara satılan çok sayıda tablosu bulunan sanatçının 1,3 milyon dolarlık son satışı, kariyerinin en dikkat çekici müzayede sonuçlarından biri oldu.



