Dolly’nin doğumundan sadece bir yıl sonra, yetişkin hücrelerden klonlanan ikinci memeli dünyaya geldi: Cumulina adlı bir dişi fare. İnsan yaşına göre yaklaşık 90 yıl yaşayan bu fare, bugün Amerikan Ulusal Tarih Müzesi’nde sergileniyor.

Bu gelişme Dolly kadar ses getirmese de, Cumulina’nın yaratıcıları klonlama yöntemini geliştirerek 1997 yılında iki nesil klon fare üretmeyi başardı. Ancak bu sürecin arkasındaki embriyolog Wakayama burada durmadı. Araştırmacı, 20 yıl boyunca fareleri ardışık şekilde klonlamaya devam etti ve sürecin biyolojik sınırlarını belirledi. Toplam 1.200 fare ve 58 nesil sonunda elde edilen sonuçlar Nature Communications dergisinde yayımlandı.

“Klonlamanın biyolojik sınırına ulaşıldı”

Bu yaz, Dolly’nin doğumunun 30. yılı kutlanıyor. Dolly ile birlikte memelilerin laboratuvar ortamında klonlanabileceği kanıtlanmıştı. Ancak aradan geçen 30 yıla rağmen bilim, memelilerin klonlama yoluyla nesillerini sürdürebilip sürdüremeyeceği sorusuna net bir yanıt verememişti. Yamanashi Üniversitesi’nde çalışan Teruhiko Wakayama, bu soruya yanıt bulmak için 20 yıl boyunca fareleri klonladı, davranışlarını ve genetik değişimlerini inceledi. Sonuçta, belirli bir noktadan sonra klonlamanın biyolojik olarak sürdürülemez hale geldiğini ortaya koydu.

İspanya Ulusal Biyoteknoloji Merkezi’nden CSIC araştırmacısı Lluis Montoliu, çalışmayı şöyle değerlendirdi: “Bu eşsiz ve adeta kahramanca bir araştırma. Wakayama muhtemelen dünyada memelileri en iyi klonlayan bilim insanı. 58 nesle ulaşmayı başardı. Ancak bu noktada fareler doğuyor ama kısa süre sonra ölüyor. Yani klonlamanın biyolojik sınırına ulaşıldı.