Dünyada her yıl 3 milyona yakın insanın ölümüne yol açan KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı), özellikle sigara kullanımının yaygın olduğu ülkelerde en önemli halk sağlığı sorunları arasında yer alıyor. KOAH, dünyada 40 yaş üzeri yetişkinlerde yüzde 10 oranında görülüyor. Bu oran, coğrafi bölgelere ve maruziyet türlerine göre değişiklik gösterebiliyor. Ancak hastaların yüzde 85’i halen tanı almamış olması dikkat çekiyor. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’nın (TÜSEB) son KOAH raporuna göre, Türkiye’de yaklaşık 4 milyon hastanın bulunduğu tahmin ediliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2024 verilerine göre ise solunum sistemi hastalıkları, yüzde 15 oranıyla Türkiye’de en sık ölüme yol açan hastalıklar arasında üçüncü sırada yer alıyor.

Hastalığın en sık görülen yakınmaları arasında nefes darlığı, öksürük, balgam çıkarma ve yorgunluk yer alıyor. KOAH’ın temel semptomu olan nefes darlığı, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiliyor. Birçok hastada anksiyete tabloya eşlik ediyor. Hastalar, nefes darlığını genellikle “nefes almada güçlük, göğüste ağırlık, hava açlığı ya da nefes nefese kalma” şeklinde tarif ediyor.

Dünya genelinde 300 milyon KOAH hastası bulunduğunu aktaran Dr. Kansu, “Her yıl sigaraya bağlı KOAH nedeniyle 3 milyon insan hayatını kaybediyor. KOAH kaynaklı ölümler artık üçüncü sıraya yükseldi. Bu çok korkutucu bir tablo” ifadelerini kullandı.

2050'DE KÜRESEL FELAKET
2050 yılında dünya genelinde KOAH’tan etkilenen hasta sayısının 600 milyona ulaşacağı tahmin edilirken, Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Esra Ertan Yazar ise, "1990 yılında KOAH ile ilişkili ölümlerin sayısı 2,5 milyon olarak kayda alınmışken, bu rakam 2021 yılında 3,72 milyona yükselmiş ve yaşa göre standardize edilmiş ölüm oranı da yüzde 37,1 oranında artmış durumda” uyarısında bulundu.

KOAH ‘DOĞAL” SONUÇ DEĞİL!
Prof. Dr. Yazar, KOAH’ın özellikle risk gruplarında takip edilmesinin ve erken evrede saptanmasının hastaların yaşam süresini ve kalitesini artırdığını belirtirken, şunları aktardı: “Ne yazık ki birçok kişi hastalığın belirtilerini 'sigaranın doğal etkisi' veya 'yaşlanmanın sonucu' gibi düşünerek doktora geç başvuruyor. Ayrıca düşük doğum ağırlığı, çocukluk çağı solunum yolu enfeksiyonları, ebeveynlerin sigara içmesi, iç ve dış ortam kirliliği gibi KOAH’a yol açan sigara dışı risk faktörleri de çoğu zaman göz ardı ediliyor. Dış ortam hava kirliliği, kapalı ve iyi havalandırılmayan bir ortamda soba veya şömine dumanına maruz kalma, mesleki toz ve kimyasallar da KOAH gelişiminde önemli risk faktörleri arasında yer alıyor.”

HER YIL 3 MİLYON ÖLÜM
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Kansu da, KOAH’ın nefes yollarında kalıcı daralmaya yol açarak hastaları hayattan koparan ciddi bir tabloya dönüştüğünü söyleyen uzmanlardan. KOAH hastalarının büyük bölümünde belirgin sigara öyküsü olduğunu söyleyen Dr. Kansu, “Uzun süreli sigara kullanımı KOAH’ın en yaygın ve en bilinen sebebidir. Kirli hava, mesleki maruziyetler ve enfeksiyonlar da hastalığı tetikleyebilir ancak temel neden sigaradır.”