BirGün
Haber akışına dön

Kömürden Geriye Kirlilik Ve Göç Kaldı

Kömürden Geriye Kirlilik Ve Göç Kaldı

Haber Merkezi

Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu, Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 zirvesi öncesinde "Zonguldak İçin Adalet" talebiyle dün "Zonguldak İçin Adalet" temasıyla İklim Zirvesi gerçekleştirdi.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi’nde düzenlenen İklim Zirvesi akademisyenleri, yaşam savunucularını, sendikaları, meslek odalarını, siyasi parti temsilcilerini ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdi. Bölgenin çevre sorunları, sanayi kaynaklı kirlilik, göç ve adil dönüşüm tartışıldığı Zirvede, Zonguldak’ın geleceği ve kömür havzasında adil dönüşümün nasıl sağlanabileceği ele alındı. Zirvede konuşan Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu adına Çetin Yılmaz, kömür üretimiyle ülkenin sanayileşmesine önemli katkılar sunan Zonguldak’ın bugün ithal kömür tüketimi, çevre kirliliği, işsizlik ve göç sorunlarıyla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Yılmaz "Kömür üreten bir kentten 17 milyon ton ithal kömür tüketen bir kent haline gelindi. Yaklaşık 200 yıllık süreçte iş cinayetlerinde bilinen 5 bin maden işçisi kaybedildi. 1990 sonrasında 50 bin maden işçisinin meslek hastası olduğu kaydedildi. Ağır kirlilik, göç ve plansız sanayileşmeyle bölgede toplumsal travmalar yaşanıyor. Zonguldak’ta adil bir geçiş ancak emekçilerin ve bölge halkının örgütlü mücadelesi ile mümkün" dedi.

NÜFUS GÖÇ EDİYOR

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Kocabaş ise Batı Karadeniz’de enerji üretimi ve ağır sanayinin çevresel etkilerine dikkat çekti. Bölgedeki termik santrallerin hava kirliliği ve sıcaklık artışına yol açtığını belirten Kocabaş, sanayinin çevresel maliyetlerinin de hesaba katılması gerektiğini söyledi. Kocabaş, "Batı Karadeniz’in kurulu termik santral kapasitesi yaklaşık 3 GW (3.000 MW) seviyesinde. Kent, azot dioksit kirliliğinde Türkiye'de 6. ve 7. sıralarda. Kent merkezlerinde 5, ağır sanayi ve santral alanlarında uydu analizlerine göre 8 dereceye varan ekstra ısınmamız var. Su ve toprakta, özellikle Karabük’te ve ağır endüstrinin bulunduğu bölgelerde birikmiş kirliliklerimiz var. Nüfus göç ediyor, ekonomi de onlarla beraber göç ediyor” dedi.

KİRLETEN BEDELİNİ ÖDEMELİ

Avukat Yakup Okumuşoğlu ise iklim krizinin etkilerinin artık kapıya dayandığını vurgulayarak bilim insanlarının küresel sıcaklık artışının 1.5 derecede sınırlandırılması yönündeki uyarılarını anımsattı. Mevcut politikalarla devam edilmesi durumunda yüzyıl sonunda sıcaklık artışının 2.8 dereceyi bulabileceğini ifade eden Okumuşoğlu, Zonguldak’ın krizin tam merkezinde yer aldığını dile getirdi.

Zonguldak’ın Türkiye’nin sanayileşmesine sunduğu katkının bedelini sağlıkları ve doğalarıyla ödediklerini belirten Okumuşoğlu, sadece 1989-2020 yıllarını kapsayan bir çalışmaya göre kentteki erken ölümler, çocuk bronşitleri ve sağlık harcamalarının ulaştığı boyutun 32 milyar doları bulduğuna dikkat çekti. Okumuşoğlu, şöyle devam etti:

"Biz bu ülkenin sanayileşmesi, kalkınması için madenlerde canlarımızı kaybettik, ciğerlerimizi tozla doldurduk, doğamızı ve çevremizi feda ettik. Şimdi 'kömürden çıkacağız' denildiğinde ortaya çıkacak dönüşümün bedelini yine Zonguldaklılar ödememelidir. Zonguldak'a mutlaka pozitif ayrımcılık yapılmalı; devlet, kömürden çıkışın takvimini, işçilerin geleceğini ve kentin ekonomisinin nasıl kurgulanacağını bugünden şeffaf bir şekilde ortaya koymalıdır."

TBMM gündemindeki İklim Kanunu taslağına da tepki gösteren Okumuşoğlu, metnin ekolojik korumadan ziyade şirketler için bir karbon ticareti ve piyasa mekanizması yarattığını söyledi.

Okumaya devam et

Pusholder

Senin gündemin

Okuma seçenekleri

Push AIÖzet

PusholderKaynakta oku
birgun.net