ABD, Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve BAE, İran’ın bölgedeki füze ve İHA saldırılarını ortak açıklamayla sert şekilde kınadı. Açıklamada saldırıların egemenliği ihlal ettiği, sivilleri tehlikeye attığı ve bölgesel istikrarı bozduğu vurgulandı; meşru müdafaa hakkı teyit edildi. CNN TÜRK ABD Temsilcisi Yunus Paksoy, İran’ın ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından Körfez’deki Amerikan üslerini hedef almaya başlamasının krizi bölge geneline yaydığını belirtti. ABD’nin Bahreyn, Kuveyt ve Katar için seyahat uyarısı yayımlayıp diplomatlarını çekme kararı alması, tansiyonun ciddi biçimde yükseldiğini gösterdi. Bölge ülkeleri İran’a saldırıları durdurma mesajı verirken, Tahran’ın nasıl bir karşılık vereceği belirsizliğini koruyor.
ABD ile birlikte Körfez ve bölge ülkeleri, İran’ın son füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ilişkin dikkat çeken bir ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti’nin bölge genelinde gerçekleştirdiği saldırılar “ayrım gözetmeyen ve pervasız” olarak nitelendirilirken, egemen toprakların hedef alındığı vurgulandı.
Ortak bildiride imzası bulunan ülkeler şunlar oldu: Amerika Birleşik Devletleri, Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri. Açıklamada, İran’ın Bahreyn, Irak (Irak-Kürt Bölgesel Yönetimi dahil), Ürdün, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni kapsayan bölgedeki egemen topraklara yönelik füze ve İHA saldırılarının şiddetle kınandığı belirtildi.
Açıklamada ayrıca, saldırılar karşısında ülkelerin birlik içinde hareket ettiği ve meşru müdafaa hakkının yeniden teyit edildiği vurgulandı: “Vatandaşlarımızı, egemenliğimizi ve topraklarımızı savunma konusunda birlik içindeyiz ve bu saldırılar karşısında meşru müdafaa hakkımızı yeniden teyit ediyoruz. Bölgesel güvenliğe olan bağlılığımızı sürdürüyoruz ve çok daha büyük bir can kaybı ile yıkımı önleyen etkili hava ve füze savunma iş birliğini takdirle karşılıyoruz.”
CNN TÜRK ABD Temsilcisi Yunus Paksoy, gelişmeleri değerlendirirken krizin temelinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının bulunduğunu belirtti. Paksoy, İran’ın bu saldırıların ardından Körfez ülkelerinde bulunan Amerikan üslerini “meşru hedef” ilan ettiğini ve bu üsleri vurmaya başladığını ifade etti. Bu durumun, savaşı doğrudan bölge ülkelerinin topraklarına taşıdığına dikkat çekti.
Paksoy'un değerlendirmesine göre, ortak açıklama, bölge ülkelerinin Washington’a doğrudan ulaşıp endişelerini ilettiğini gösteriyor. Metnin satır aralarında İran’a açık bir uyarı bulunduğunu belirten Paksoy, saldırıların durdurulmasının istendiğine dikkat çekti.
Tansiyonun hızla yükseldiği bir ortamda Washington yönetimi de somut adımlar attı. ABD, Bahreyn, Kuveyt ve Katar için seyahat uyarısı yayımladı. Ayrıca, bu ülkelerde görev yapan bazı diplomatların ve ailelerinin çekilmesi yönünde karar alındı. Paksoy bu gelişmeyi şöyle değerlendirdi: “Bölgede tansiyon giderek artarken ve ABD bugün Bahreyn, Kuveyt ve Katar'a seyahat uyarısı yayınlamak zorunda kalmışken, bu ülkedeki diplomatlarını ve ailelerini çekme kararı vermişken bu ülkelerin savaştan çok ciddi biçimde etkilendiği ortada.”
Ortak açıklamada özellikle “etkili hava ve füze savunma iş birliği” vurgusunun yapılması, Körfez ülkeleri ile ABD arasında entegre hava savunma sistemlerinin aktif biçimde devrede olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, krizin yalnızca diplomatik değil aynı zamanda askeri koordinasyon boyutuna da ulaştığını gösteriyor.




