Koruma Can Polat'ı kim, neden öldürdü? İstanbul'dan İzmir'e suikast rotası! Adım adım takip etmişler

CNN TürkCNN Türk4 SAAT ÖNCE
AA

Dilan ve Engin Polat'ın yakın koruması Can Polat'ı öldüren 4 kişi gözaltına alındı, tutuklandı. Suikast adım adım nasıl gerçekleşti? Saldırganlar ifadelerinde neler söyledi? Ayrıntıları CNN TÜRK İstanbul Haber Koordinatörü Nihat Uludağ aktardı.

POLAT AİLESİNİN KORUMASINI ÖLDÜREN 4 ŞÜPHELİ İFADEDE NE DEDİ?

Ali Arıkboğa: "Daltonlar suç örgütüyle bir alakam yok. Can Polat’ın öldürülmesi olayıyla da bir alakam yok. Silahı ben temin etmedim. 34 THR 55 plakalı araçla taksici eve silah getirdi… Gırgır lakaplı bir şahıs bana mesaj attı ve silahın bende kalacağını söyledi. Bunlar beni tehdit ediyorlardı. Serhat Altun, kaldığım yeri bir kızın üzerine kiralamıştı. Beni tehdit eden şahıslar da orada kalacağımı söylemişlerdi. Ömer Faruk Çoban isimli şahsı tanımıyorum. Ben kendi kimlik bilgilerimi atmıştım, ancak bu şahsın ismiyle kayıt yapılmış. Serhat Altun tek başına İzmir’e gitti, ben yanında yoktum."

Eray Can Yılmaz: "Daltonlar suç örgütüyle bir ilişkim yok. Can Polat’ın öldürülmesiyle bir alakam yok. Serhat Altun ile birlikte 5 yıldır aynı iş yerinde çalıştığımdan dolayı tanırım. Ben İzmir Çeşme’de çalışıyorum. Serhat benim yanıma geldi. Beni silah zoruyla Çeşme ilçesinde bulunan VOM Otel’in oraya gönderdi. Ben gittim, aracın resmini çektim. Serhat’a gönderdim."

İbrahim Halil Calban (taksici): "Daltonlar suç örgütüyle alakam yoktur. Can Polat’ın öldürülmesiyle bir alakam yok. Diğer şüphelileri tanımıyorum. Ben yolcu bekliyordum, “yolcu gelecek” dediler. Tanımadığım bir şahıs, 34 THR 55 plakalı aracımın bagajına bir şey koydu ve bagajımı kapattım. Bana Ataşehir’de bir konum verdiler, bu adrese paketi bırak dediler. Ben de götürüp bıraktım. Diğer şahısları tanımıyorum."

Serhat Altun: "Can Polat’ı öldürmek istememiştim. Bana baskı yapıyorlardı. “Para veririz” diyorlardı. Konuşmamı istemiyorlardı. Ben de baskı altında kaldığım için böyle bir eylemi gerçekleştirdim."

Tutuklama gerekçeleri

Suç örgütünü öven sosyal medya hesaplarını takip ediyorlar. Telefon rehberlerinde örgütü simgeleyen harf grubundan çok sayıda kayıtlı numara bulunuyor.

Nihat Uludağ olaya ilişkin detayları şu ifadelerle anlattı;

POLİS ADIM ADIM ÇÖZDÜ İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Can Polat suikastının nasıl işlendiğini sistematik bir çalışma neticesinde deşifre ederek olayı tamamen çözdü. İstanbul'da başlayıp İzmir'e kadar uzanan fiziki takip ve İzmir'deki otelde işlenen cinayete dair detaylar, şüphelilerin çelişkili ifadeleriyle gün yüzüne çıktı.

İLK DURAK ATAŞEHİR: SUİKAST SİLAHI TAKSİ BAGAJINDA TAŞINDI

Soruşturma dosyasına yansıyan ifadelere göre, cinayete giden sürecin ilk adımı İstanbul'da bir taksi bagajında başladı. Taksici İbrahim Halil Çalban ifadesinde, müşteri beklediği sırada yanına gelen bir kişinin bagaja bir paket koyduğunu iddia etti. Çalban, "Müşteri yerine birisi geldi ve bagajıma bir şey koydu. Çekindiğim ve korktuğum için ses çıkaramadım. Bana bir konum vererek Ataşehir'deki o adrese teslim etmemi söyledi" diyerek suikast silahını taşıdığını itiraf etti.

Silahın teslim edildiği Ataşehir'deki adreste ise Ali Arıkboğa bulunuyordu. Arıkboğa, yeni nesil mafya yapılanmasının bir kadının adına kiraladığı günlük evde kaldığını belirterek, "Ben burada kalıyordum. Bir taksici bana paket getirdi" sözleriyle cinayet silahının kendisine ulaştırıldığını ve bu hücre evinde saklandığını kabul etti.

ORGANİZASYONLA BAĞIMIZ YOK SAVUNMASI Cinayetin fiziki takip ayağında yer alan Eraycan Yılmaz da olayla hiçbir alakası olmadığını öne sürdü. Buna karşın, tetikçi Serhat Altun ile geçmişte 5 yıl boyunca aynı restoranda komi olarak çalıştıklarını itiraf eden Yılmaz, "İzmir Çeşme'de çalışıyordum. Serhat Altun yanıma gelerek beni zorla ve tehditle yönlendirdi. 'Şu otelin oraya git, orada şu araç var mı bak, varsa resmini çek' dedi. Gidip fotoğrafları çektim ve Serhat'a gönderdim" dedi. Yılmaz, bu ifadeleriyle Dilan Polat ve Engin Polat'ın kullanımındaki lüks minibüsün takibini yaptığını ve fotoğrafları tetikçiye aktardığını itiraf etmiş oldu.

TETİKÇİ İTİRAF ETTİ: "BASKI ALTINDA KALDIM" Suikastı gerçekleştiren tetikçi Serhat Altun ise ifadesinde, aslında Can Polat'ı öldürmek istemediğini iddia etti. Üzerinde büyük bir baskı kurulduğunu ileri süren Altun, "Bana baskı yapıyorlardı, para vereceklerini söylüyorlardı. Konuşmamı istemiyorlardı. Baskı altında kaldığım için bu eylemi gerçekleştirdim" şeklinde konuştu.

İNCELEMELER YENİ NESİL MAFYAYI İŞARET EDİYOR

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarda, eylemin her aşamasında yeni nesil mafya tekniklerinin kullanıldığı tespit edildi. Tutuklanan dört şüphelinin dijital materyallerinde yapılan incelemelerde; adı geçen suç örgütünün liderlerini sosyal medyada takip ettikleri, paylaşımlarını izledikleri belirlendi. Cep telefonu incelemelerinde ise rehberlerinde örgütü simgeleyen harf gruplarıyla kaydedilmiş çok sayıda isim, telefon numarası ve örgüt üyeleriyle yapılmış yoğun mesajlaşma ile konuşma kayıtları ele geçirildi. Şüpheliler her ne kadar suç örgütünün hiyerarşik yapısı dışında kalmaya çalışsalar da birden fazla kişinin iş birliği içinde, planlı bir şekilde eylem gerçekleştirmesi hukuken "örgütlü suç" kapsamında değerlendiriliyor. Bu durum, dört şüphelinin de Can Polat cinayetine örgütlü bir şekilde karıştığını anlamına geliyor. Soruşturmanın şu ana kadarki safhasında, suikast silahının taksiye bırakıldığı ilk andan İzmir'deki cinayet anına kadar olan aydınlatıldı.

Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin

Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin