Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) sistemine girilerek, en az altı öğrencinin üniversite tercihlerinin son gece değiştirildiğine ilişkin dünkü yazımdan sonra yer yerinden oynadı. Gün boyu telefonum susmadı. WhatsApp hattıma ve e-mail adresime iletiler yağdı. Birden çok mağdur bana ulaşıp şikayet dilekçelerini gönderdi. Yalnızca Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na girenlerin değil, Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (KPSS) başarılı olan memur adaylarının da tercihlerine son gece müdahale edilmiş.

Mağdurun adı, B.A. Malatya’da yaşayan sağlık teknikeri B.A., geçen yıl KPSS sınavında büyük bir başarı elde ederek, 94.3 puanla 1.057.388 aday arasında 237. oldu. B.A., tercihlerin yapılacağı son gün, 8 Mayıs’ta ÖSYM sistemine girdi. Malatya’da yaşayan ailesine, Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde öğretmenlik yapan nişanlısına yakınlığını ve ekonomik şartları göz önünde bulundurarak, ilk altı sıraya Gaziantep’i, sonraki altı sıraya İzmir’i ve en sona Ankara’yı yazdı. Saat 23.45’te tercihlerine son şeklini verdi.

Ancak kontrol için saat 00.01’de yeniden sisteme girdiğinde başından aşağıya kaynar sular döküldü. Çünkü ilk 10 tercihi silinmiş, son dört tercihi ise olduğu gibi bırakılmıştı. B.A., sabah Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nda suç duyurusunda bulundu. Yapılan incelemede, B.A.’nın sistemine saat 23.52’de girildiği belirlendi. Ancak IP kullanıcısı saptanamadı ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. B.A., Ankara’ya gidip ÖSYM’ye başvurdu. Kurumdaki yetkililer “Şifrenizi ailenize, nişanlınıza veya arkadaşınıza vermişsinizdir” dediler. B.A., kimseyle paylaşmadığını söylese de sonuç alamadı. İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne atandı. Ankara 27. İdare Mahkemesi’nde ÖSYM aleyhine dava açtı. ÖSYM tarafından gönderilen savunmada, şifrelerin geri dönüşümsüz ve kriptolu olarak sistemde tutulduğu, adayın paylaşması dışında şifreyi bir başkasının bilmesi, görmesi ve edinmesinin mümkün olmadığı, işlemlerden adayın sorumlu bulunduğu belirtildi. “Şifrenin aday tarafından özenle korunması ve kesinlikle başka hiç kimseyle paylaşılmaması çok önemlidir” denildi.

Savcılık ‘Sen VPN ile girip kendin değiştirmişsindir’ demiş. Meğer üniversite tercihlerine yalnızca bu yıl değil, geçen yıl da müdahale edilmiş. Mağdurun adı, N.K. İstanbul’da yaşayan N.K., 9 Haziran 2024’te YKS’ye girmiş. 350 puan alıp genel değerlendirmede 147.600’ncü olmuş. Bu puan, iki yıldır okumak için çabaladığı kimya veya kimya mühendisliği bölümüne girmesine yetiyor. 2 Ağustos 2024’te ÖSYM sistemine girip tercihlerini işaretlemiş. ÖSYM, 13 Ağustos 2024’te yerleştirme sonuçlarını açıkladığında N.K., tercih etmediği bir bölüme, Adıyaman Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Mobilya ve Dekorasyon bölümüne girdiğini görüp şoka uğramış. Babasıyla birlikte Ankara’ya giderek, ÖSYM’ye başvurmuş ve ardından Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nda şikayette bulunmuş. Yapılan araştırmada, N.K.’nin tercihlerinin 4 Ağustos 2024’te saat 23.53’te, süresinin bitimine yedi dakika kala değiştirildiği anlaşılıyor. Sisteme giren IP adreslerinin Eskişehir’de Y.K., Ankara’da S.Ö. ve Trabzon’da C.C.D.A’ye ait olduğu tespit ediliyor.

ÖSYM, dünkü yazım üzerine akşam üzeri bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Başkanlığımızca hizmete sunulan Aday İşlemleri Sistemi’nde (AİS) kullanıcı bilgileri dahil olmak üzere veri sızıntısı tespit edilememiştir” denildi. ÖSYM yetkilileri beni arayarak, bilgilendirdi. Yazımda söz ettiğim altı mağdurun dosyalarını incelediklerini, ÖSYM’den kaynaklı bir değişiklik görülmediğini söylediler. Adayların faili yakın çevrelerinde aramaları gerektiğini savunan yetkililer, “Önceki yıllarda yaşananlara bakarak şunları söyleyebiliriz: Adayın şifresini ikinci kişilerle paylaşmış olabilir.”

Dünkü yazımda, mağdur C.Ş.’nin babası ÖSYM’ye iki öneride bulunmuştu. Tercihlerin güncellenmesi halinde ÖSYM’nin mesajla bilgilendirmesini ve çifte doğrulama işlemi yapılmasını dile getirmişti. ÖSYM, çifte doğrulamaya soğuk bakıyor. Çünkü tercihlerin son 10 dakikasında sisteme on binlerce öğrencinin girdiğini, çifte doğrulama halinde onaylama için sürenin yetmeyebileceğini ve öğrencinin mağdur olabileceğini savunuyorlar. Ancak tercihlerin güncellenmesi halinde öğrencinin bilgilendirilmesini mümkün görüyorlar. Bu önerinin ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy’a sunulduğunu, Ersoy’un da çalışma yapılması talimatı verdiğini öğrendim.