Kudüs Valiliği, İsrail'in ihlallerine ilişkin hazırladığı aylık raporu yayımladı. İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallerinde açık ve sistematik bir artışın yaşandığına dikkati çekilen raporda, ekim ayında Filistin topraklarını gasbeden 10 bin 822 İsraillinin Aksa'ya baskın düzenlediği belirtildi.

Raporda, İsrail'in Mescid-i Aksa ve çevresinde egemenliğini dayatmayı amaçlayan sistematik bir Yahudileştirme politikası uyguladığı uyarısında bulunuldu. Ekim ayında Yahudilerin Yom Kippur ve Sukot bayramlarında Aksa'ya yönelik baskınların en yüksek seviyeye çıktığı ifade edildi.

Aksa'nın tarihi ve kanuni statükosunun "dans etme, dini ritüel gerçekleştirme ve provokatifi eylemlerle" ihlal edildiği kaydedildi. Ekim ayında İsrail makamlarının 16 Filistinlinin Mescid-i Aksa'dan uzaklaştırılması kararı aldığı bildirildi. Kudüs'te, ekim ayında İsrail ordusunun ateş açması sonucu 1 Filistinlinin hayatını kaybettiği ve 11'i çocuk, 3'ü kadın 87 Filistinlinin gözaltına alındığı belirtildi.

İsrail'in ekim ayında Kudüs'te Filistinlilerin yapılarını hedef alan 15 yıkım gerçekleştirdiği, 45 yeni yıkım kararı ile 7 tahliye kararı çıkardığı aktarıldı.

Mescid-i Aksa'ya ilişkin statüko, Ürdün'ün 1994'te İsrail ile imzaladığı Vadi Araba Anlaşması uyarınca Kudüs'teki dini işlerden sorumlu ülke olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, 2013'te Ürdün Kralı 2. Abdullah ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas arasında imzalanan anlaşmaya göre, Kudüs ve oradaki kutsal mekanların savunulması ve vesayet hakkı da Ürdün'e verilmiştir.

Anlaşmaya göre, Mescid-i Aksa; Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunmaktadır. Daha önce Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni dahilinde Mescid-i Aksa'yı ziyaret eden Yahudiler, 2003'ten bu yana Vakıflar İdaresinin egemenliğini ihlal eden İsrail'in tek taraflı kararı çerçevesinde polis eşliğinde Müslümanların kutsal mabedine girmektedirler.

İsrail yönetimi, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyaret gerçekleştirebildiği" tarihi statükonun korunduğunu savunmaktadır. Ancak fanatik Yahudilerin İsrail polisi korumasında Aksa'ya düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansımaktadır.