Kelimelerin yetersiz kaldığı, acıların dile dökülemediği veya bilinçaltının derinliklerine saklanmış travmaların gün yüzüne çıkmak için güvenli bir yol aradığı anlarda, insan zihni sembollerin diline sığınır. Özellikle çocuklar için duygularını sözel olarak ifade etmek zorlayıcı olabilirken, yetişkinler de bazen mantık duvarlarını aşıp iç dünyalarına ulaşmakta güçlük çekerler. İşte bu noktada, basit bir kum tepsisi ve yüzlerce minyatür figür, ruhun en derinliklerine açılan bir kapıya dönüşür.