Yeni bir araştırma, ısı stresine maruz kalan Victoria Tazmanya Meşesi ormanlarının hızla inceldiğini ve karbon yutağından karbon kaynağına dönüştüğünü ortaya koyuyor. Nature Communications dergisinde yayınlanan araştırma, küresel ısınma nedeniyle bu ormanlar 2080 yılına kadar ağaçlarının dörtte birini kaybedeceğini gösteriyor.
Güneydoğu Avustralya'ya özgü, 90 metreden yükseklere çıkabilen Tazmanya Meşesi (Lat: "Eucalyptus regnans"), dünyanın en uzun ağaç türlerinden biri. Tazmanya Meşesi ormanları, dünya çapında karbon depolamada en etkili ekosistemlerden biri olarak bilinir ve hektar başına Amazon ormanlarından daha fazla karbon tutma kapasitesine sahiptir. Araştırmacılar, artan sıcaklıkların Tazmanya Meşesi ormanlarının hızla yok olmasına neden olduğunu ve bu durumun, ormanların uzun vadede karbon depolama ve küresel ısınmayı yavaşlatma potansiyelini tehdit ettiğini belirtiyor.
Melbourne Üniversitesi ile New Hampshire Üniversitesi'nden bilim insanları, Avustralya’daki orman izleme parsellerinden alınmış yaklaşık 50 yıllık veriyi inceledi. Bu araştırma sonucunda ekip, artan sıcaklıkların Tazmanya Meşesi ormanlarını hızla azalttığını ve bunun karbon depolama ile küresel ısınmayı yavaşlatma potansiyelini tehdit ettiğini keşfettiler. Melbourne Üniversitesi'nden Dr. Raphael Trouve, şunları söylüyor: "Ormanların sıcaklık stresine karşı doğal olarak seyrelmesi, büyük ölçekli ağaç dikme girişimlerinin atmosferdeki karbon seviyelerini azaltma yeteneğinin önümüzdeki on yıllarda azalabileceği anlamına geliyor." 1947'den beri orman araştırmalarında toplanan veriler, ısınmanın ağaçlar arasındaki sınırlı kaynaklar, özellikle de su için rekabeti yoğunlaştırdığını ve her bir derecelik ısınma için Tazmanya Meşesi ormanlarında yaklaşık %9 oranında bir ağaç kaybına neden olduğunu gösteriyor. 2080 yılına kadar beklenen 3 santigrat derecelik sıcaklık artışı, bu ormanlardaki ağaç yoğunluğunu yaklaşık %24 oranında azaltabilir. Bu da bu durumun neden olduğu karbon kaybını dengelemek için yüz binlerce hektarlık yeni orman alanlarının oluşturulması gerekeceği anlamına geliyor. Trouve tehlikenin boyutuna dikkat çekiyor: "Daha fazla ağaç ölüp çürüdükçe karbondioksit salınımı artacak ve bu, bir milyon arabanın 75 yıl boyunca her yıl 10.000 km yol kat etmesiyle eşdeğer bir etki yaratacak." Üstelik bu tahmin edilen orman kaybı, artan orman yangınlarının etkisini de kapsamıyor. Büyüyen bir ağacın hayatta kalabilmek için alana ve kaynaklara ihtiyacı vardır. Su stresi gibi kaynakların kısıtlı olduğu durumlarda, büyük bir ağaç, etrafındaki daha küçük ağaçlarla rekabete girerek diğerlerinin ölmesine neden olur.
Dr. Trouve, ormanlardaki doğal seyrelmenin akarsu akışını ve su verimini değiştirdiğini gösteren yeni araştırmalar olduğunu belirterek sözlerine şu şekilde devam ediyor: "Tazmanya Meşesi ormanlarının doğal bir şekilde seyrelmesi, büyük ihtimalle Melbourne'ün su kaynağını etkileyecek. Gelecek vadeden bir yönetim yöntemi, ağaç yoğunluğunu azaltmak için bazı ağaçları seçici olarak inceltmek ve böylece diğer ağaçların hayatta kalma şansını artırmak. Bu yöntem, doğal seyrelme sürecini hızlandırarak geriye kalan ağaçlara daha fazla su, besin ve büyüme alanı sunar. Dünya çapında yapılan ve on yıllarca süren araştırmalar, bize seyreltilmiş ormanların kuraklığa daha dayanıklı olduğunu, bu ormanlardaki ağaçların kurak dönemlerde daha hızlı büyüdüğünü ve daha iyi hayatta kaldığını gösteriyor." Dr. Trouve sözlerini şöyle noktalıyor: "Ormanlardaki doğal seyrelme eğilimi, bölgesel iklimin yanı sıra ağaç türüne de bağlı olabilir."





