finans dünyasının liderleri ve politikacılar Washington'da bir araya gelmeye hazırlanıyor.
Hafta sonu Macaristan'da yapılacak tarihi seçimi de unutmamak gerek.
1. BÜYÜK GÖRÜŞME
İran savaşı başladığından bu yana hızla yükselen petrol fiyatlarına tepki veren finans piyasalarındaki durumun yakın zamanda değişmesi zor görülüyor.
Bu nedenle yatırımcılar hafta sonu ABD ile İran arasında İslamabad'da yapılacak barış görüşmelerini yakından takip edecek.
Salı açıklanan iki haftalık ateşkes anlaşmasının ardından petrol fiyatları varil başına 100 doların altına inerken, dünya genelinde borsa endeksleri de yükselmişti.
Fakat taraflar, anlaşmanın İsrail'in vurmaya devam ettiği Lübnan'ı kapsayıp kapsamadığı gibi önemli maddelerde hâlâ fikir ayrılığı yaşıyor; bu da anlaşmanın "pamuk ipliğine bağlı" olduğu izlenimini uyandırıyor.
İsrail'in Lübnan'a yönelik yoğun saldırılarını kınayan Avrupalı liderler ateşkesin Lübnan'ı da kapsaması için dün çağrıda bulundu.
Küresel enerji arzında şimdiye kadar görülen en büyük kesintiye yol açan Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukanın da tam olarak ne zaman kaldırılacağına ilişkin bir işaret yok.
Hâlâ savaş öncesi seviyelerin üzerinde seyreden petrol fiyatları son zamanlarda görülen yüksek seviyelerinden gerilemiş olsa da, fiziki piyasadaki fiyatlar tarihi seviyelerde seyretmeyi sürdürüyor ve reel ekonomiler üzerindeki baskı artık iyice hissedilmeye başlandı.
2. İSTİKAMET YOLCULUK
İran savaşının etkisi ve artan jeopolitik riskler, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Grubu'nun bahar toplantıları kapsamında Washington'da bir araya gelecek maliye bakanları için gündemin ilk sıralarında yer alıyor.
Hafta boyunca bir dizi rapor ve tahmin yayımlanacak. Salı günü IMF'nin "Dünya Ekonomik Görünümü" ve "Küresel Finansal İstikrar" raporları, ardından da bölgesel güncellemeler yayımlanacak. Fakat kimsede iyi haber beklentisi yok.
Hafta boyunca ayrıca G7 ve G20 maliye bakanları ile merkez bankası başkanları bir araya gelecek.
Savaşın ekonomik büyümeyi yavaşlatması, borçlanma maliyetlerini artırması ve yükselen enerji fiyatları sebebiyle enflasyonist baskıyı tırmandırması bekleniyor.
Koronavirüs pandemisi ve Ukrayna savaşının ardından bir başka şokla karşı karşıya kalan gelişmekte olan ülkelerin IMF'den daha fazla yardım talep etmesi bekleniyor.
3. İLK ÇEYREK BİLANÇOLARI
Gelecek hafta ABD'li büyük bankalar ve küresel ölçekli bazı şirketlerin açıklayacağı ilk çeyrek bilançoları yakından izlenecek.
Bilançolar İran savaşının şirketler üzerindeki etkilerine ışık tutacak.
Goldman Sachs GS.N Pazartesi; JPMorgan, Wells Fargo ve Citigroup ise Salı bilançosunu açıklayacak. Şirketlerin güçlü faiz gelirleri ve yatırım bankacılığı ücretlerinin desteğiyle çeyrek dönem için yüksek kâr açıklaması bekleniyor.
Önümüzdeki hafta bilançolarını açıklayacak şirketler arasında Netflix, Johnson&Johnson, PepsiCo, TSMC, ASML ve LVMH de yer alıyor.
S&P 500 endeksindeki şirket kârlarının yüzde 14'ten fazla arttığı tahmin ediliyor fakat enerji kaynaklı enflasyonun artçı etkileri de dâhil olmak üzere savaşın yarattığı tahribat bilançolara gölge düşürecek gibi görünüyor.
4. ÇİN NE DURUMDA?
Haftaya Perşembe Çin, gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıklayacak. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisine sahip Çin'in hem yavaşlayan büyümeye hem de savaş şartlarına nasıl uyum sağladığı bu veriyle görülecek.
LSEG'in 11 analist ile yaptığı anketin medyan tahminine göre Çin ekonomisinin 2026'nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 5 büyümesi bekleniyor.
Çin, 2025'in son çeyreğinde ekonominin yüzde 4.5 büyüdüğünü açıklamıştı.
5. ORBAN DÖNEMİ SONA MI ERİYOR?
Macaristan Başbakanı Viktor Orban Pazar günü yapılacak seçimlerle birlikte 16 yıllık iktidarına veda edebilir.
Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında aykırı olarak görülen Orban'ın iktidarı, AB'nin bu yılki piyasalar açısından en önemli oylaması olarak nitelendiriliyor.
Anketler, üç yıldır süren ekonomik durgunluk, 1990'lardan bu yana görülen en büyük enflasyon ve Rusya ile olan bağlarına dair ifşaat sebebiyle 62 yaşındaki Orban'ın yenilebileceğini gösteriyor.
Orban'ın eski dostu, yeni rakibi Peter Magyar, AB ile ilişkileri yeniden başlatarak milyarlarca euroluk AB fonunun serbest kalmasını sağlamayı vadediyor.




