Jeopolitik riskler, ticari yaptırımlar ve iklim kaynaklı afetlerin yeniden yapılanmaya zorladığı sigorta sektörü, güvenli, hızlı, şeffaf ve teknoloji temelli çözümler sunan "parametrik sigorta modelleri" ve "blokzincir tabanlı sigorta çözümlerine" yöneliyor.
Küresel tedarik zincirlerinde kırılganlık oluşturan jeopolitik gerilimler, ticari yaptırımlar ve iklim kaynaklı afetler, sigorta ve reasürans sektörünü yeni bir dönüşüm sürecine soktu. Yüksek riskli deniz hatlarında prim oranlarının hızla artması, reasürans kapasitesinin daralması ve poliçe teminat koşullarının yeniden tanımlanması, şirketleri veri temelli ve teknolojik çözümlere yöneltti. Türkiye, küresel ticaret hatlarının merkezinde yer alarak, alternatif reasürans kapasitesi geliştirme, parametrik sigorta modellerini uyarlama ve blokzincir tabanlı sigorta çözümlerine hazırlık konularında çalışmalar yürütüyor.
IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği Genel Müdürü Murat Çiftçi, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, jeopolitik gelişmelerin küresel ticaretin sigortalanabilirlik dengesini doğrudan etkilediğini belirtti. Özellikle deniz taşımacılığında savaş riski, gecikme, rotalama ve liman risklerinin artmasıyla birlikte reasürans piyasasında kapasite daralması ve primlerde sert artışlar gözlemlenmektedir.
Çiftçi, Türkiye'nin stratejik konumuna dikkat çekerek, yüklerin reasürans maliyetlerinin küresel dinamiklerden etkilendiğini ifade etti. Ayrıca, brokerlerin rolünün yalnızca poliçe sağlamak olmadığını, aynı zamanda risk yönetimi danışmanlığı sağlamak olduğunu vurguladı.
Parametrik sigorta ürünleri, tedarik zinciri kesintileri ve doğal afetler gibi durumlarda sigortalıya hızlı ödeme avantajı sunmaktadır. Türkiye pazarı bu ürünlere henüz erken adaptasyon sürecinde olsa da, IBS olarak uluslararası işbirlikleriyle bu ürünleri entegre etmeye yönelik çalışmalar yürütüldüğü ifade edildi.
Çiftçi, blokzincir tabanlı sigorta çözümlerinin sektördeki standartları değiştirebileceğini ve operasyonel verimliliği artırabileceğini belirtti. Ayrıca, sektörde veri, teknoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenme sürecinin devam edeceğini vurguladı.
Sonuç olarak, gelecekte brokerlerin sadece aracı değil, aynı zamanda risk mimarı ve stratejik çözüm ortağı olarak konumlanacağı öngörülmektedir.





