Ekonomideki dalgalı seyir sürerken, uzun bir süre sonunda olumlu rakamlar ise IMF tarafından açıklandı. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu, küresel ekonomide büyüme tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde Türkiye’ye ilişkin revize edilen tahminlerle dikkat çekti. Rapora göre IMF, Türkiye ekonomisi için 2026 büyüme tahminini yüzde 3,7’den yüzde 4,2’ye yükseltti. Böylece daha önceki raporlara kıyasla Türkiye için daha iyimser bir büyüme patikası çizilmiş oldu. Analistlere göre IMF’nin büyüme tahminindeki bu artış, Türkiye’nin uygulamakta olduğu dezenflasyon programı ile birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekici bir dengeye işaret ediyor.
Vadesine bir yıl veya daha az kalmış borçları kapsayan “kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku” ise 224 milyar dolar olarak hesaplandı.
BORÇ STOKU GERİLEDİ
Büyüme başlığıyla birlikte Türk ekonomisinin kırılganlık alanlarından biri olarak yakından izlenen dış borç verilerinde de görece olumlu bir tablo dikkat çekiyor. Merkez Bankası'nın yayımladığı son verilere göre, Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku ekim ayına kıyasla yüzde 1,3 oranında azalarak 163,7 milyar dolara geriledi. Bu rakam, dış finansman ihtiyacının yoğun biçimde tartışıldığı bir dönemde borç dinamikleri açısından izlenen önemli göstergelerden biri olarak öne çıktı.
ALTIN YÜKSELİYOR
Küresel piyasalarda ise emtia fiyatlarındaki sert yükseliş ise dikkat çekiyor. Ons altın 4.690 dolar seviyesini aşarak tarihi zirvelerini yenilerken, gümüş fiyatları da 94 doların üzerine çıkarak hızlı bir yükseliş sergiledi. Küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve enflasyona karşı korunma arayışı, değerli metallere olan talebi artıran başlıca etkenler arasında gösteriliyor. Özellikle merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı güçlendiriyor.
OLUMLU BİR TABLO
Ekonomiden yansıyan son verileri yorumlayan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener ise haberglobal.com'a yaptığı açıklamada şu bilgileri verdi: "Dünya Bankası, IMF ve OECD Türkiye’nin büyüme rakamlarını revize etti. Türkiye’nin büyüme oranı Orta Vadeli Program’da yüzde 3,3 seviyesinin üzerinde yer alıyordu. OECD, IMF ve Dünya Bankası projeksiyonlarında büyüme oranı yüzde 3,3’ün üzerinde görünüyor. Bu tablo olumlu bir durum. IMF’nin 2026 yılına ilişkin büyüme beklentisini ilk kez yüzde 4,2 seviyesinde açıklaması dikkat çekici. Küresel çalkantının, risklerin arttığı, emtia fiyatlarının yükseldiği bir dönemde bu oran oldukça değerli."
ÜRETİM EKONOMİSİ ŞART
Orta Vadeli Program’da 2026 yılına ilişkin büyüme tahmininin yüzde 3,8 bandında olduğuna işaret eden Prof. Dr. Şener, "IMF’nin beklentisi, bizim resmi beklentilerimizin de üzerinde. Bu durum, Türk ekonomisinin doğru bir yolda ilerlediğini ve atılan adımların olumlu sonuçlar verdiğini gösteriyor. Ancak şunu da söylemek gerekir: Büyümenin yukarı yönlü revize edilmesi tek başına yeterli değil. Bu büyümenin kalıcı ve sürdürülebilir olması için ihracat ve üretime dayalı bir büyüme modelinin ortaya konması gerekiyor. Büyümenin sürdürülebilirliğini asıl olarak bu unsurlar sağlayacaktır" diye konuştu.
TÜRKİYE İÇİN OLUMLU
Küresel risklere de dikkat çeken Prof. Dr. Şener, "Özellikle ABD’nin ülkelerle ilgili tutumu; Küba, İran, Venezuela ve Grönland gibi başlıklarda attığı adımlar küresel çapta ekonomileri risk altına sokuyor. 1 Şubat’tan itibaren Danimarka’ya destek çıkan ülkelere gümrük vergisi getirilmesi piyasaları etkileyebilir. Bu kadar kargaşanın olduğu, risklerin arttığı bir ortamda kıymetli metaller doğal olarak değer kazanır. İşte böylesine baskının yoğun olduğu bir dönemde IMF’nin Türkiye için büyüme rakamlarını yukarı yönlü revize etmesi, Türkiye açısından olumlu bir gelişme" dedi.
Sene sonu büyüme rakamlarının istihdam ve işçi ücretlerine de yansıması gerektiği vurgulanıyor.
ÇOK KATMANLI SÜREÇ
Pazarlama ve İşletme Uzmanı Volkan Soykan ise, Türk ekonomisinde büyüme ve dış finansman tarafında görece olumlu sinyallerin öne çıktığını belirtirken, "Küresel emtia piyasalarında yaşanan sert fiyat hareketleri ve ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler ise hem küresel hem de yerel ekonomik görünüm üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Açıklanan büyüme rakamı ülke ekonomisinin çok katmanlı ve dengelerle ilerleyen bir süreçten geçtiğini ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.






