Lefter Andonyadis'in Netflix'te yayınlanan belgeseli Türkiye'de çok konuşulmuyor olabilir ancak dünyada ciddi biçimde ses getir. Birçok yayın organı belgesele konu olan Lefter'in hayatını ilginç buldu ve sayfalarına taşıdı.
Örneğin Mundo Deportivo, "Türkçede bir söz var: Ver Lefter’e yaz deftere.” diyerek başladığı haberinde 1950’li ve 60’lı yılların Fenerbahçe efsanesi Lefter Küçükandonyadis’e bol bol atıfta bulunuldu.
Haberde şöyle denildi: "Halk arasında kullanılan bu ifade, birine duyulan sınırsız güvenin metaforudur. Spor dışı bağlamlarda da, bir işi çok yetenekli ve işinin ehli birine teslim ederseniz sonucun garanti olduğuna işaret etmek için kullanılır. Bu atasözü, Lefter’in kültürel açıdan ne kadar etkileyici ve önemli bir figür olduğunu gösterir.
‘Lefter’ filmi klasik biyografi yapısına uygundur. İlk dakikasından itibaren Lefter, uzlaştırıcı ve apolitik bir insan olarak tasvir edilir. Belgesel şu sözleri hüzünle dile getirir: “Ülkemde Yunan piçi, Yunanistan’da Türk piçi sayılıyorum.” Yunanistan millî takımına attığı bir golden sonra, kökenlerini paylaştığı bir taraftar grubundan hakaretler duyması onu derinden yaralar.
‘Lefter’, bir futbol efsanesini yeniden keşfetme imkânı sunan, uzun bir pembe dizi bölümü gibidir; aynı zamanda sporun kendi içindeki temel çelişkileri de ortaya koyar: Bir yandan bir idolün ustalığına ve mükemmelliğine hayran olmak, diğer yandan onun kimliğini ve kökenlerini küçümsemek. Bu, bugün hâlâ birçok ülkede ve millî takımda görülen bir paradokstur ve siyasetin futbola sonradan eklenmiş bir unsur değil, hikâyesinin yapısal bir parçası olduğunu gösteriyor.




