Libya'da değişen dengeler: Türkiye ve LNA nasıl hasımdan müttefike döndü?

Bu yaz Türk savaş gemileri Libya'nın doğusundaki Bingazi'de demirledi. Gemilerden birinde güçlü general Halife Hafter'in oğlu ve Libya Ulusal Ordusu (LNA) Başkomutan Yardımcısı Saddam Hafter, Türk bahriye subayları ile iki tarafın bayrakları altında poz verdi. Yakın zamana dek birbirine düşman tarafların sembolik pozu, Türkiye'nin Libya politikası açısından bir dönüm noktasıydı.

Ankara, yalnızca ülkenin batısında yer alan Trablus merkezli hükümeti desteklemek yerine doğudaki rakiplerini de kapsayan iki kulvarlı bir yaklaşım benimsedi. Bu, LNA için de pragmatik bir değişime işaret ediyordu. Türkiye, 2019'da Libya'nın batısındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti'ni ülkenin başkentine sürpriz bir taarruz başlatan Halife Hafter'in liderliğindeki LNA'ya karşı destekledi. LNA'nın saldırısı ülkeyi aylar süren bir silahlı çatışmaya sürükledi ve Ankara'ya Trablus ile hizalanma fırsatı verdi.

Türk ve Libya basını Türkiye-LNA ilişkilerindeki büyük değişimi yakından takip etti ve iki tarafın derinleşen ilişkiler sayesinde ortak stratejik kazanımlar elde edebileceğini vurguladı.

Türkiye ve LNA arasında kayda değer ilk gelişme Nisan 2025'te yaşandı. Dönemin LNA Genelkurmay Başkanı Saddam Hafter, Türkiye'yi ziyaret etti. Bu hamle Libya basınında geniş yer buldu ve Ankara'nın Trablus'u Libya'daki tek müttefiki olarak görmediğine dair spekülasyonlara neden oldu. Oğul Hafter'in ziyareti hem Türk basını hem de Trablus destekli basın tarafından detaylıca haberleştirildi.

Oğul Hafter'in Türkiye ziyareti önemli olsa da ilişkilerin değiştiğine dair en büyük sinyal, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın Ağustos'ta Bingazi'yi ziyaret etmesi ile geldi. Kalın burada Halife Hafter ile görüştü. Kalın'ın ziyareti ve Hafter ile oğulları Saddam, Khaled ve Belkacem ile görüşmesi sırasında TCG Kınalıada Bingazi'ye demirlemişti ve taraflar ortak deniz tatbikatı yapıyordu.

Saddam Hafter'in iki taraf arasında diyaloğu geliştirmek ve güven köprülerini kurmak konusunda kritik rol oynadığı anlaşılıyor. Oğul Hafter yalnızca Ağustos'ta babası ve İbrahim Kalın arasındaki görüşmeye katılmakla kalmadı, aynı zamanda Kalın ile birebir de görüştü. Bu görüşmeden önce de Nisan'da Ankara'da Türk yetkililer ile üst düzey istişarelerde bulunmuştu. Saddam Hafter Temmuz'da İstanbul'daki Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'na (IDEF) katıldı. Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti'nden (GNU) bir askeri yetkilinin de fuara katılmasına rağmen Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler Saddam Hafter'i ayrıca ve resmi biçimde kabul etti. Libya basını, bunun geçmiş protokolden dikkat çekici bir kopuş olduğunu vurguladı.

Türk basını Türkiye'nin politikasındaki değişimi pragmatik bir yaklaşımın yansıması olarak tarif etti; Ankara'nın Trablus'u terk etmediğini, Libya'daki seçeneklerini genişlettiğini vurguladı. Bu bağlamda Kalın'ın ziyareti de Türkiye'nin deniz aşırı enerji gündemini ileri taşıyacak ve Libya genelinde nüfuzunu kuvvetlendirecek stratejik bir yeniden ayarlama olarak yorumlandı. Siyaset yorumcusu Kaan Devecioğlu, Ağustos'ta Fokus+'ta kaleme aldığı bir yazıda şu ifadeleri kullandı: "Bu temas, Türkiye'nin Libya'daki rolünü sadece Trablus merkezli bir angajmana indirgemekten çıkararak, ülkenin doğusundaki aktörlerle de doğrudan temas kurabilen çok yönlü bir diplomatik konuma taşımaktadır."

Türkiye ve LNA arasındaki bu yakınlaşma, iki tarafın da çıkarlarını geliştirebilir ve bölgedeki güç dengesini değiştirebilir. Ancak, bu durumun nasıl bir siyasi ortama yol açacağı ve gelecekteki ilişkilerin nasıl şekilleneceği henüz belirsizliğini koruyor.