Paris'teki Louvre müzesini güpegündüz soyan hırsızlar, sekiz çok değerli mücevherle kaçmayı başardı. Soygun, Pazar sabahı Paris saatiyle 09:30 ve 09:40 arasında, yani müze ziyaretçilere açıldıktan dakikalar sonra yapıldı.
Dört hırsız araca bağlı bir mekanik asansör kullanarak, Seine Nehrine yakın bir balkona ulaşıp, müzede kraliyet mücevherlerinin bulunduğu Apollo Galeri'sine girdi. Olay yerinde çekilen fotoğraflarda, araca yüklü bir merdiven birinci kat penceresinde görülüyor. Daha sonra hırsızların ikisi kablosuz bir kesiciyle camları keserek müzeye girdi. Müzedeki koruma görevlilerini tehdit edip, uzaklaşmalarını sağladılar ve iki camla kaplı sergi kutusundan mücevherleri çaldılar.
Fransa Kültür Bakanlığı, mücevherlerin kültürel miras değeri açısından "paha biçilmez" olduğunu belirtti. Tarihi mücevherler alanında uzman olan Vincent Meylan, kataloglanmış bu tür mücevherlerin mevcut halleriyle yeniden satılmasının imkansız olacağına işaret ediyor. Hollandalı sanat suçları soruşturmacısı Arthur Brand ise hırsızların başka yolları zorlayacaklarını öngörüyor.
Çalınan eserler arasında 3. Napolyon'un eşi İmparatoriçe Eugénie'ye ait bir taç ve broş, İmparator Marie Louise'e ait zümrüt bir kolye ve bir çift küpe, Kraliçe Marie-Amelie ve Kraliçe Hortense'e ait safir setten bir taç, kolye ve tek bir küpe ile Röliker isimli bir broş yer alıyor. İmparatoriçe Eugénie'ye ait olan taç müze dışında bulundu. Hırsızların kaçarken tacı düşürdüğü değerlendiriliyor.
Brand, soygunun güvenlik zaaflarını ortaya çıkardığını ve dünya genelindeki müzelerin benzer soygunlardan kaygılanması gerektiğini söyledi. "Çılgın bir hikaye. Son 10 yılın en büyük soygunu diyebiliriz. Louvre'u, dünyanın en önemli müzesini hedef alıp, kaçabiliyorsanız, güvenlikte çok büyük bir sorun vardır demektir" diye konuştu.
Hırsızların bu eserleri ellerinden çıkartıp çıkartamayacakları ise merak ediliyor. Brand, "Eserlerin bu haliyle satılamayacağını" açıklayarak, "Yani parçalamaları, altını, gümüşü eritmeleri, elmasları almaları gerek. Elmasları ayrı satarsanız, kimse bu soygundan olduklarını bilemez" dedi.
Geçmişte de benzer soygunlar yaşanmıştı. 1911'de bir İtalyan müze çalışanı Mona Lisa'yı çalmış, iki yıl sonra eser bulunmuştu. 1997'de Camille Corot'un 19. yüzyıldan kalma resmi çalındı ve hiç bulunamadı. Son dönemlerde Fransız müzelerini hedef alan soygunlar artış gösterdi.
Bu olay, müzelerin güvenlik önlemlerini gözden geçirmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.




