Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasin Atlıoğlu, Lübnan topraklarındaki İsrail işgali altında olan 5 stratejik tepenin önemini AA Analiz için kaleme aldı.

Lübnan’ın güney sınırında 1 yıldan fazla devam eden İsrail-Hizbullah çatışması, 27 Kasım 2024’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasıyla sona ermişti. Bu anlaşmaya göre, 60 gün içinde Hizbullah’ın Litani Nehri’nin güneyini boşaltması ve İsrail’in de Lübnan topraklarındaki askeri güçlerini geri çekmesi öngörülüyordu. 60 günlük süre dolduktan sonra Lübnan ordusunun güneye konuşlanmasının gecikmesi, ateşkesin 1 ay daha uzatılmasına neden oldu.

İsrail ordusu, 18 Şubat’a kadar Lübnan’ın güneyindeki güçlerini geri çekse de sınırdaki 5 stratejik tepede askeri varlığını koruyarak ateşkes koşullarını yerine getirmedi. Sınırdaki 5 stratejik tepede İsrail ordusunun kalacağının açıklanması ise İsrail ile Lübnan arasındaki de facto sınırda yeni bir gerilim ortaya çıkardı.

İsrail güçlerinin bu 5 stratejik tepede ne kadar süre kalacağının belirsiz olması Lübnan’daki yeni hükümetin devlet otoritesini sağlama girişimlerinin önünde büyük bir engel olarak duruyor ve Hizbullah’a silahlarını bırakmaması için bir meşruiyet alanı oluşturuyor.

Bu koşullarda İsrail-Lübnan sınır müzakerelerinin başlaması ise 5 stratejik tepedeki İsrail işgaline yeni bir boyut kazandırıyor.

Lübnan sınırındaki 5 tepe neden önemli?

Lebbune, Balat, Cal ed-Deyr, Merkaba-Hula ve Hamamis İsrail’in işgal altında tuttuğu bu 5 tepe, Lübnan’ın güney sınırı boyunca batıda Akdeniz kıyısı, doğuda ise Golan’a kadar uzanıyor. Yüksekliği 300-800 metre arasında değişen bu tepelik alanlar, güneydeki İsrail yerleşimlerine bakan hakim bir konuma sahiptir.

İsrail açısından Lübnan’dan düzenlenen saldırıların ve sızma girişimlerinin engellenmesinde, bu 5 tepe stratejik bir önem arz ediyor. İsrail ordusu, buralarda 250-500 kişilik askeri birimlerin konuşlandığı gözlem noktaları oluşturarak, Hizbullah’tan gelebilecek saldırılara karşı önleyici müdahale yapabilecek bir savunma hattı oluşturmayı amaçlıyor.

İşgale karşı Lübnan’dan gelen tepkiler

Lübnan Devlet Başkanı Joseph Avn, 18 Şubat’tan beri İsrail’in 5 stratejik tepedeki işgalini gündemde tutuyor. Avn, bölgeye Lübnan ordusunun veya Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) güçlerinin yerleştirilmesini teklif etse de bu teklif İsrail tarafında kabul görmüyor.

Lübnan hükümeti, İsrail işgalinin savaşarak sona erdirilemeyeceğinin farkında. Lübnan halkının büyük bir kısmı da yeni bir savaş istemiyor. İsrail’in işgali sonlandırma vaadi, Lübnan hükümetinin toprak ihtilafları konusundaki direncini zayıflatabilir ve iki taraf arasında uluslararası sınırı çizecek bir barış anlaşmasının yolunu açabilir.

Böylesi bir senaryoda, Hizbullah’ın nasıl bir tavır alacağını tahmin etmekse oldukça zor. Hizbullah, örgütün ve ülkenin mevcut durumunu göz önünde bulundurarak barış anlaşmasına onay verebilir veya reddedip ülke içinde anlaşmaya karşı siyasi ve toplumsal bir muhalefet oluşturmaya çalışabilir.