Özellikle İsrail’in, Lübnan’a saldırma gerekçesi olarak Hizbullah’ın varlığını öne sürmesi ve Hizbullah'ın son dönemde hem askeri hem siyasi açıdan zayıflaması ve Lübnan’da istikrarsızlığın etkeni olarak görülmesi, Lübnanlı yetkilileri Hizbullah’tan ayrışma noktasında harekete geçirdi. Bu kapsamda İsrail ile varılan ateşkesin ardından Lübnan hükümeti, ABD ve Batılı ülkelerin baskısıyla, 5 Ağustos’ta Hizbullah'ınkiler dahil ülkedeki tüm silahların devletin tekelinde toplanması kararını kabul etti ve orduya 2025 yılı sonuna kadar uygulanmak üzere bir plan hazırlama görevi verdi.

Lübnan'daki İş Birliği ve Barış İnşası Araştırma Merkezi kurucularından araştırmacı Danya Kulaylat Hatib ve İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Doç. Dr. Serhan Afacan, Hizbullah’ın Lübnan’daki varlığına, Lübnan hükümetinin yeni dönemde Hizbullah'a yaklaşımı ve Türkiye’nin Lübnan'daki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hatib, "Hizbullah'ın silahları iki ucu keskin bir kılıçtı. İsrail'in Lübnan'ı vurması için bir bahaneydi, aynı zamanda da İsrail'e karşı bir ölçüde caydırıcıydı. Ancak bu durum geçen yılki çağrı cihazı saldırısıyla Hizbullah'ın kapasitesinin ciddi biçimde zayıflamasıyla değişti. (Hizbullah'ın) silahları artık caydırıcı değil." dedi.

Hizbullah'ın silahsızlanması konusunda ise bir çeşit anlaşma gerektiğine dikkati çeken Hatib, "Devlet dışı grupların silahsızlandırılması genellikle garanti verildikten sonra olur. Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını istiyorsunuz ama garanti vermiyorsunuz. Lübnan devleti garanti verebilecek bir durumda değil." diye konuştu.

Hatib, İran'ın Lübnan ile ilişkileri ve bölgesel etkisi konusunda Suriye'de Esed rejiminin devrilmesinin önemini vurguladı. "İran’ın vekil güçleri, Esed rejiminin düşmesiyle büyük ölçüde zayıfladı. Çünkü İran’ın doğuya yönelik tüm operasyonları Şam üzerinden yürütülüyordu."

Doç. Dr. Serhan Afacan da İran’ın Lübnan üzerindeki istikrarsızlığın temel etkeni olduğunu vurgulayarak, "İran'ın Orta Doğu'da jeopolitik bir hesabı var ve bu hesap Tahran'ın direniş ekseni adını verdiği malum yapılanma üzerinden görülüyor." dedi.

Afacan, İran'ın Hizbullah üzerinden kurduğu ilişki ile Lübnan'da istikrarsızlığa neden olduğunu ifade ederken, Türkiye’nin Lübnan'daki rolünün istikrar sağlayıcı olacağını vurguladı. "Türkiye, bölgenin istikrarı için Lübnan'ın istikrara kavuşmasına bir anlamda muhtaç." diyen Afacan, Türkiye'nin pozisyonunun bölgesel istikrar açısından elzem olduğunu belirtti.