Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 2027’de görev süresi sona erdiğinde siyaseti bırakacağını açıkladı. Güney Kıbrıs’ta bir okul ziyaretinde öğrencilerle sohbet ederken konuşan Macron, siyaseti hiçbir zaman kariyer planı olarak görmediğini söyledi. 2017’den bu yana görevde olan Macron, Sarı Yelekliler protestoları, pandemi krizi, emeklilik reformu tartışmaları ve meclisi feshetme kararı gibi birçok siyasi ve toplumsal krizle karşı karşıya kaldı.

Macron, bu açıklamayı Güney Kıbrıs’ta katıldığı Gayriresmi Liderler Zirvesi kapsamında Fransız-Kıbrıs okulunda öğrencilerle sohbet ederken yaptı. Bir öğrencinin “Ne zaman cumhurbaşkanı olmak istediniz?” sorusuna, siyasi yolculuğunu ve siyasete bakışını anlatarak yanıt verdi:

"Öncelikle şunu söyleyeyim, önce diğer cumhurbaşkanlarına danışmanlık yaptım, sonra bakan olarak görev yaptım ve ardından kendi kendime şunu düşündüm: ‘Değişimi daha etkili ve daha hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliriz.’ Bu nedenle bir siyasi hareket başlattım ve ardından cumhurbaşkanlığına aday oldum. Ancak her zaman yaptığım şey, yalnızca faydalı olduğuna inandığım işleri yapmak değil, ülkemin ve Avrupa’mızın ilerlemesi için mücadele etmek ve inandığım değerleri savunmaktır. Bu bir tutku meselesidir, bir kariyer planı değil. Siyasetten önce içinde değildim, sonrasında da olmayacağım."

2017 yılında Fransa Cumhurbaşkanı seçilen Emmanuel Macron’un ikinci ve son görev süresi 2027 yılında tamamlanacak. Macron, görev süresi sona erdiğinde aktif siyaseti bırakacağını net şekilde ifade etti.

Macron’un cumhurbaşkanlığı dönemi, Fransa’da büyük toplumsal ve siyasi krizlerle geçti. 2018’in sonlarında başlayan Sarı Yelekliler hareketi, yaklaşık bir buçuk yıl süren geniş çaplı protestolara dönüştü. Koronavirüs salgını nedeniyle ekonomik ve sosyal krizlerle karşı karşıya kalan Fransa’da, hükümetin emeklilik yaşını 64’e yükseltme girişimi de büyük protestolara yol açtı.

Macron’un ikinci görev süresi, siyasi çalkantılarla başladı. 2022 seçimlerinin ardından yaşanan siyasi krizlerin derinleşmesi üzerine Macron, 2024 yılında kendi kurmaylarına dahi danışmadan Ulusal Meclis’i feshetme ve genel seçime gitme kararı aldı. Bu kararın, ülkedeki siyasi krizi daha da büyüttüğü değerlendirildi.