El Periodico'da yayınlanan bir makalede Venezuela'daki yeni geçici yönetimin ve bazı askeri kanatların, ABD operasyonunun başarısında Küba istihbaratının bir ihmali veya "kasıtlı sessizliği" olup olmadığını sorguladığı belirtiliyor. Yıllardır Venezuela'nın güvenlik mekanizmalarını kontrol eden Küba askeri danışmanları, şimdi Caracas sokaklarında yükselen bir şüphe dalgasıyla karşı karşıya.
Ekonomik Çöküş Kapıda
Küba için Maduro'nun devrilmesi sadece siyasi bir kayıp değil, aynı zamanda bir ekonomik felaket senaryosu anlamına geliyor. Venezuela'nın Küba'ya gönderdiği sübvansiyonlu petrolün kesilmesi, adadaki halihazırda kritik olan enerji krizini geri dönülemez bir noktaya taşıyabilir. Havana'nın Venezuela'ya gönderdiği doktor ve öğretmenler karşılığında aldığı nakit akışının durması, Küba ekonomisinin tamamen felç olmasına neden olabilir.
Analizde, Marco Rubio'nun açıklamalarına atıfla Donald Trump yönetiminin Venezuela'daki başarısının ardından "sıradaki durak" olarak Küba'yı işaret ettiği vurgulanıyor. Ayrıca Trump'ın dış politikadaki agresif tutumu, Grönland'ı satın alma söylemlerinden Venezuela'daki askeri operasyona kadar, bölgedeki statükoyu tamamen yıkma amacı taşıyor.
Küba'nın Yanıtı: "Sessiz ve Gergin"
Makalede ayrıca, Havana yönetiminin Maduro'nun yakalanışı karşısında bir süre sessiz kaldığı, ardından "egemenlik ihlali" açıklaması yaptığı ancak arka planda yeni geçici hükümet ve ABD ile temas kurma yollarını aradığı iddia ediliyor. Küba, kendi rejiminin hayatta kalması için Venezuela ile olan ilişkisini yeniden tanımlamak zorunda kalabilir.



