Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Deniz Ayas, Akdeniz’de artan sıcaklıkların ve denizlerdeki bilinçsiz avcılığın ekosisteme etkilerine dikkat çekerek acil çözüm çağrısında bulundu.
Prof. Dr. Deniz Ayas, deniz yüzey sıcaklıklarındaki artışın iklim krizinin en net göstergelerinden biri olduğunu vurguladı. Mersin kıyılarındaki ölçümlerin durumun ciddiyetini ortaya koyduğunu belirten Ayas, geçtiğimiz yıl Aydıncık’ta 33 derecenin üzerinde sıcaklık tespit edildiğini hatırlattı. Bu yıl da benzer değerler görüldüğünü ifade etti.
Ayas, artışın denizdeki tüm canlılar için ciddi bir stres kaynağı olduğunu, mercanlar ve birçok balık türünün bu sıcaklık artışından etkilendiğini belirtti. Deniz çayırlarının kaybolmasının sadece bir bitki türünün yok olması anlamına gelmediğini, onunla birlikte birçok deniz canlısının da yuvalarını kaybettiğini vurguladı.
Balıkçılığın doğrudan etkilendiğini söyleyen Ayas, artan sıcaklıklar ve habitat kaybının balıkların üreme döngülerini bozduğunu belirtti. Mersin Balıkçılar Derneği’nin av yasağının 15 gün daha uzatılmasını talep etmesinin önemine dikkat çekti.
Sıcaklık artışının plankton patlamalarına neden olduğunu ifade eden Ayas, bu durumun oksijen seviyesinin düşmesine ve balık ölümlerine yol açabileceğini, bazı alg türlerinin toksin üreterek hem deniz hem de insan sağlığına zarar verebileceğini söyledi.
Mersin Kültür Balıkçılar Derneği Başkanı Emre Şen de su sıcaklıklarının son yıllarda ortalama 1,5-2 derece yüksek seyrettiğini belirtti. Çupranın sıcaklığa dayanıklı olduğunu, levrek üretiminin ise ekonomik olmadığını ifade etti.
Mehmet Polat, son üç yılda balık çeşitliliğinde azalma yaşandığını ve bilinçsiz avcılığın balıkların üreme alanlarını bozduğunu söyledi. Çözüm olarak, balıkların üreme döneminde teknelerin denize çıkmaması gerektiğini önerdi.
Suların ısınmasıyla birlikte parazit yükünün arttığını belirten Şen, balık üretiminin artırılması durumunda fiyatların düşeceğini ve kaçak avcılığın azalacağını ifade etti. Mersin, Akdeniz bölgesinde ihracat lideri olup, özellikle Orta Doğu ülkelerine çupra ve levrek gönderilmektedir.
Prof. Dr. Deniz Ayas, aşırı avcılık ve kirliliğin ekosistemin toparlanmasını engellediğini, denetim eksikliklerinin ciddi sorunlar yarattığını vurguladı. Aşırı ısınmanın yalnızca deniz canlılarını değil, balıkçılıkla geçinen insanları, turizm sektörünü ve kıyı ekosistemlerini de tehdit ettiğini belirtti.



