Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın çatı şirketi Meta, Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’nın seçim kampanyasına ait paylaşımların ve reklamların teknik aksaklıklardan etkilendiğini açıkladı. Ancak şirket, diğer adayların lehine herhangi bir seçim müdahalesinde bulunduğu iddiasını kesin bir dille reddetti.Lula’nın seçim kampanyası ekibi, geçen hafta Yüksek Seçim Mahkemesi’ne ve Ulusal Veri Koruma Kurumu’na başvurarak "Flavio Bolsonaro’nun adaylığını desteklemek amacıyla Brezilya’daki seçim sürecine müdahale girişiminde bulunulduğuna ilişkin güçlü şüpheler" olduğunu ileri sürdü.Yüksek Seçim Mahkemesi, Meta’ya yanıt vermesi için 48 saat süre tanıdı. Şirket, 12 Ekim Pazartesi günü sunduğu belgede sorunların teknik aksaklıklardan kaynaklandığı yönündeki açıklamasını yineledi ve algoritmalarının tarafsız ve denetlenebilir olduğunu savundu.

Meta, Yüksek Seçim Mahkemesi’ne sunduğu belgede Lula’nın seçim kampanyasına ait reklamları ve paylaşımları etkileyen teknik aksaklıkların yaşandığını kabul etti. Ancak kampanyanın temel suçlamasını, yani şirketin aşırı sağcı Flavio Bolsonaro’nun adaylığını kayırdığı iddiasını reddetti.

ABD Başkanı Donald Trump ile ittifak kuran Mark Zuckerberg’in yönettiği şirketin açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "Facebook Brezilya, böyle bir varsayımı kesin bir dille reddediyor. Bu iddia asılsızdır, dayanaktan yoksundur ve burada sunulan olgular ve nesnel veriler karşısında geçerliliğini yitirmektedir."

Şirket, "Meta’nın içerik dağıtım sistemlerinin ideolojik ölçütlere göre çalışmadığını" ve "Meta’nın sistemlerini adayların aleyhine ya da lehine olacak şekilde işletmediğini" savunuyor. Belgeye göre topluluk standartları bütün kullanıcılara eşit biçimde uygulanıyor.

Tarafsızlık ise "nesnel, kamuya açık ve Seçim Mahkemesi tarafından denetlenebilir ölçütlere dayanan, sistemlerin tasarımından kaynaklanan bir özellik" olarak tanımlanıyor. Şirket ayrıca söz konusu teknik sorunların yalnızca Brezilya’yı ya da belirli hesapları etkilemediğini belirtti.

LULA’NIN GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ AZALTTI

Ancak Lula’nın seçim kampanyası ekibine göre Meta, teknik aksaklıkların diğer Brezilyalı adayları veya başka ülkelerdeki kullanıcıları benzer ölçüde etkilediğine ilişkin somut kanıt sunmadı. Sorunların geniş çaplı etkileri olduğu iddiasını destekleyecek doğrulanabilir verilerin bulunmaması, Lula’nın ekibinin itirazının tam da merkezinde yer alıyor. Bu nedenle "teknik sorun" açıklaması, düzenleyici kurumlara yapılan resmî şikâyete yeterli bir yanıt oluşturmuyor.

Lula’nın seçim kampanyası ekibi, 10 Ekim Cumartesi günü Yüksek Seçim Mahkemesi’ne ve Ulusal Veri Koruma Kurumu’na resmi bir şikâyette bulundu. Başvuruda, kampanya ekibine göre geçen yılın aralık ayından bu yana devam eden bir dizi sorun sıralandı: Reklam hesaplarında yaşanan aksaklıklar, görüntülenme sayılarının güncellenmesindeki kesintiler ve paylaşımların öne çıkarılmasına getirilen kısıtlamalar. Lula’nın ekibi, bütün bu sorunların devlet başkanının Meta platformlarındaki dijital erişimini sistematik biçimde azalttığını belirtti.

Rakiplerinin kayırıldığı yönündeki şüphelerini desteklemek amacıyla İşçi Partisi’nin (PT) iletişim birimi bir analiz gerçekleştirdi. Analiz çarpıcı bir sonuç ortaya koydu: Flavio Bolsonaro’nun sayfası, Lula’nın sayfasına kıyasla yüzde 17,2 daha az takipçiye sahip olmasına rağmen ortalama 2,96 kat daha fazla etkileşim aldı.

PT’nin seçim kampanyası ekibi, şirketin açıklamasını şöyle sorguluyor: Şirket, bu "aksaklığın" başka reklam verenleri ve pazarları da etkilediğini iddia ediyor ancak buna ilişkin hiçbir kanıt sunmadı. Sorunun Brezilya’daki diğer adayları da etkilediğini gösteren herhangi bir kanıt ise hiç sunulmadı. Meta, bir kez daha yaşananların "teknik bir sorundan" kaynaklandığını ileri sürüyor.

Düzenleyici kurumların sürece dahil olması, anlaşmazlığın yalnızca kamuoyuna yapılan açıklamalarla sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Yüksek Seçim Mahkemesi’nin şirkete yanıt vermesi için 48 saat süre tanıması, seçim öncesi dönemde ortaya atılan suçlamanın ciddiyetinin kabul edildiğine işaret ediyor. Veri Koruma Kurumu ise platformların kişisel verileri nasıl işlediğini soruşturma yetkisine sahip. Bu da seçim sürecine paralel ilerleyen bir düzenleyici denetim alanı açıyor.

PLATFORMUN SEÇİM GEÇMİŞİ

Meta, taraflı davrandığı yönündeki iddialara karşı kendi geçmişini savunma gerekçesi olarak öne sürüyor. Şirket, Yüksek Seçim Mahkemesi’ne sunduğu belgede, "2016’dan bu yana dünya genelinde 200’den fazla seçimde, Brezilya’da ise 2018’den beri sergilediği kurumsal tutumun, bir aday lehine kasıtlı manipülasyon yapıldığı teorisiyle hem mantıksal hem de tarihsel açıdan bağdaşmadığını" belirtiyor.

Şirket ayrıca son on yılda güvenlik ekiplerine ve teknolojilerine 30 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını söylüyor. Bu yatırımlar arasında yapay zekâ sistemleri ve 70’ten fazla dili kapsayan insan denetim ekipleri de bulunuyor.

Ancak bu savunmanın sorunu, şirketin geçmişinin tartışmalardan azade olmaması. Mart 2018’de, o dönemde Facebook Inc. adıyla faaliyet gösteren şirket, Cambridge Analytica’nın on milyonlarca kullanıcının verilerini toplamasına olanak tanıyan "hataları" kabul etmişti. Bu veriler, Donald Trump’ın ilk kez seçildiği 2016 ABD başkanlık seçimleri ile Birleşik Krallık’taki Brexit kampanyasında seçmenleri hedef alan kampanyalar yürütmek için kullanılmıştı. Temmuz 2019’da ise ABD Federal Ticaret Komisyonu, kullanıcıları bilgilerinin gizlilik kontrolleri konusunda yanılttığı iddiasıyla şirkete 5 milyar dolar para cezası verdi. Bu ceza, skandalın doğrudan bir sonucuydu.Güncel koşullar ise meseleye önemli bir siyasal boyut ekliyor. Trump’ın Ocak 2025’te göreve başlamasının ardından Mark Zuckerberg, sosyal medya platformlarının düzenlenmesini savunan ülkelere ve hükümetlere karşı Cumhuriyetçi liderle birlikte hareket edeceğini açıkladı. Bu tutum, Meta’yı dijital egemenlik üzerindeki küresel mücadelenin içinde yeniden konumlandırıyor.Platformların düzenlenmesine ilişkin tartışmaların sürdüğü Brezilya’da, bir seçim kampanyası sırasında ortaya çıkan erişim farklılıklarını açıklamak için "teknik sorun" gerekçesine başvurulması yeterli bir yanıt olarak kabul edilemez. Özellikle de şirketin geçmişinde kabul edilmiş hatalar, milyarlarca dolarlık para cezaları ve en üst düzey yöneticisinin açıkça ilan ettiği siyasal yakınlık bir arada düşünüldüğünde.

Çeviri: Yusuf Tuna Koç

Kaynak: Monthly Review