Bayramlar sadece dirilerin değil, ölülerin de hatırlandığı, dualarla yad edildiği müstesna zaman dilimleridir. Bu anlamlı günlerde kabir ziyareti hem dini hem de manevi bir gelenektir. Ramazan Bayramı’nın gelişiyle birlikte “Bayramda mezarlıkta hangi dualar okunur?” sorusu gündeme geldi. Hz. Muhammed'in mezar ziyaretinde okuduğu Kabir Duası araştırılmaya başlandı. Peki, kabir ziyaretinde okunacak dualar ve sureler neler? İşte, Kabir Duası okunuşu ve anlamı...

Kabir Ziyaretlerinde Okunacak Dualar

  • Sünnete uygun şekilde ziyaretinde bulunmak için abdest alınır. Kabir ziyaretine geldiğiniz vakit, yer müsait ise, kıbleyi arkaya gelecek şekilde, kaybetmiş olduğunuz meyyitin yüzüne karşı oturup selam verilir.
  • Ayak tarafında, ayakta durmak eftaldir, değerlidir. (Kabre el, yüz sürülmez, öpülmez, mum yakılmaz, çaput bağlanmaz)
  • Kabir ziyaretinde Bakara suresinin başı ve sonu, Yasin-i şerif, Tebareke, Tekasür, İhlas-ı şerif, Fatiha ya da bilinen sureler okunup ölmüş olan bir kimsenin ruhuna hediye edilir.

Hz. Muhammed'in Kabir Ziyaretinde Okuduğu Dua
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) "Yasin, Kur'an'ın kalbidir. Onu bir kimse okur ve Allah'tan ahirete saadeti dilerse, Allah onu mağfiret buyurur. Yasin'i ölülerinizi üzerine okuyunuz" hadis-i şerifinde buyurduğu şekilde meyyitin bir kimsenin ruhu için okunabilecek dualardan biri de Yasin suresidir.

Kabir Ziyaretlerinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Mezarlıkların ziyaret edilmesi, bu vesileyle ölümün hatırlanması ve orada yatanlardan ibret alınması dinimizin tavsiye ettiği hususlardandır.
Kabir ziyaretinde bulunan kişi, ahireti hatırlamalı, dünyanın geçici olduğunu ve bir gün kendisinin de öleceğini düşünmelidir. Hz. Peygamber (s.a.s.), geceleri Baki’ kabristanına gelir ve “Müminler yurdunun sakinleri, sizlere selam olsun. İnşaallah biz de size katılacağız. Bizler ve sizler için Allah’tan afiyet dilerim; Allah’ım, Baki’ kabristanında bulunanları bağışla” (Müslim, Cenâiz, 102) diye dua ederlerdi. Kabir ziyaretinde bulunan kişinin ölü için dua etmesi ve Kur’an okuyarak sevabını orada bulunanların ruhlarına bağışlaması uygun olur.

Ancak kabir ve türbe ziyaretlerinde İslam’ın özüne ve tevhid anlayışına ters düşen, itikâdî bakımdan da zararlı olan tutum ve davranışlardan uzak durmak gerekir. Kabrin başında yüksek sesle ağlayıp gürültü yapmak, kabrin parmaklık ve taşlarını öpmek, onlara sarılıp ağlamak İslam ile bağdaşmaz. Türbelerde yatan kişileri beşer üstü varlıklar olarak görmek; bu zatların duaları kabul ettiğine, ilâhi kudretlerinin olduğuna inanmak doğru olmadığı gibi, bir kısım ihtiyaç ve dilekleri onlara arz etmek, kendilerinden medet ummak, bu ziyaretleri dinî bir vecibe gibi telakki etmek; bez bağlamak, mum yakmak, kurban kesmek, şeker vb. yiyecek maddeleri dağıtarak onlardan yardım dilemek gibi davranışlarda bulunmak da, tevhid dini olan İslam’la bağdaşmaz. Ölen kişilerden medet ummak ve onlardan bazı şeyler beklemek iman açısından tehlikeli bir davranıştır.