Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İç ve Dış Siyasi Gündemle" ilgili yazılı açıklamada yaptı. Bahçeli açıklamasında, "İsrail’in bölgemizde sahnelediği dehşet kampanyasına, en ileri düşmanlıklara sabır ve tahammül kalmamıştır. Ülkesini ve vatan topraklarını cesaretle, meşru ve haklı gerekçelerle savunan Hamas’ın onurlu mücadelesi müzahir çevreler tarafından desteklenmelidir." dedi.
MHP Lideri Bahçeli'nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
- Bölgesel ve küresel meydan okumaların devamlı hızlanıp mevzi kazandığı bugünkü alacakaranlık dönemde Türkiye’mizin iç barış ve kardeşlik ortamını tahkim etmesi gıpta edilecek bir gelişmedir.
- Hayatın ve siyasetin olağan akışı içinde sorun çözme kültürünün tesir alanını ve temin sahasını gittikçe genişletmesi geleceğimiz adına umut vericidir.
- Kaldı ki birbirine eklemlenerek düğüm üstüne düğüm olan kimi ağır sorunların milli birlik ve dayanışma ruhuyla hallinden başka makul ve mahut bir seçenek de yoktur.
Mazlum feryatlarının gök kubbede çınladığı, zulmün kıtaları üst üste kamçılayıp yaraladığı menfur ve melun bir devrin insanlığın ortak iyiliğine, ortak çıkarlarına ve barışçıl diyaloglara tahvili ancak ve ancak ahlaki sorumluluğun küreselleşmesiyle mümkündür.
Zincirleme reaksiyon gösteren savaş ve çatışmaların, insanlığı ve medeniyetleri içten içe kemirip tüketmesinin önü alınmadıkça kalıcı ve kuşatıcı mahiyetli huzur ve istikrara özlem hiçbir zaman bitmeyecektir. Ne hazin, ne tarifsiz bir acıdır ki, özellikle Gazze’de yıkım, trajedi ve insani felaket sürekli tırmanmaktadır.
Filistinli kardeşlerimiz barbar bir ablukanın ateş hattındadır. Gazze açlığa, susuzluğa, ilaçsızlığa, her türlü soysuz baskıya mahkum haldedir. Soykırım suçlusu, insanlığın utanç yüzü, eşine benzerine az rastlanır canilik markası olan Netenyahu’nun Gazze’yi işgal (ve bir adım sonra da ilhak) planı dünyayı ayağa kaldırması gereken alçak bir emeldir.
Birleşmiş Milletler’in derhal harekete geçmesi, en azından canlılık emaresi göstermesi, tedarik edilecek çok katılımlı “Barış Gücü”yle Gazze’de hüküm süren katliam ve Siyonist projeye darbe indirmesi artık hayat memat konusudur. Bu cinayet ve melanet karabasanına karşı siyasi, askeri ve ahlaki temelde eylem etabına geçmek ertelenmesi ve gecikmesi feci sonuçlara yol açacak insanlık görevidir.
Gelinen aşamada Müslüman ülkeler, mağdur ve mazlumların arşa değen inilti seslerini, kalpleri sızlatan imdat seslenişlerini, açlıktan ölen bebeklerin yürekleri kavuran hallerini duymak, görmek ve bu suretle de İslami ve insani mesuliyetleri yerine getirmek durumundadır.
Ayrıca Türkiye’nin ağırlaşan, belediyeler başta olmak üzere pek alana yayılan ve yoğunlaşan hukuki davalardan süratle kurtulması, sonuçta adaletin eksiksiz tecellisi sağlanmalıdır. Adli tatilin bitimiyle beraber yargıyı saran mesnetsiz tartışma ve sürtüşmelerin kesinkes sonlandırılması, süregelen soruşturma ve kovuşturmaların bir an evvel tamamlanması demokrasi ve hukuk güvenliği bakımından önceliğimiz olmalıdır.
Son olarak, dün akşam saatlerinde, merkez üssü Balıkesir’in Sındırgı ilçesi olan 6,1 büyüklüğündeki depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun temennilerimi iletiyor, hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, tedavi gören vatandaşlarımıza da şifalar diliyorum. Devlet tüm kurum, kuruluş ve imkanıyla deprem bölgesine müdahalede bulunmuş, herkese müşfik elini uzatmıştır.
Deprem hayatın ve coğrafyamızın inkarı mümkün olmayan gerçeğidir. Kentleşme ve yaşam planlarımızı bu gerçeğe muvafık yapmaktan başka da bir çare ve çıkış yoktur. Muhtemel depremlere hazırlıklı olmak ise bir diğer önemli ve öncelikli bir mesele olup, Rabbim’den niyazım ülkemizi ve milletimizi her neviden musibet ve felaketlerden muhafaza etmesi, esirgeyip korumasıdır.




