Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye komisyonuna katılacak isimleri duyurdu. MHP'den komisyonda Feti Yıldız, Levent Bülbül, Halil Öztürk ve Yücel Bulut olacak.

Bahçeli'den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Türkiye Cumhuriyeti devleti, muazzam bir aklın, muharrik bir ahlakın, mutena bir sabrın, muhteşem ve müteyakkız bir mücadelenin iman ve iradeyle yoğrulması mucibince tarih sahnesindeki yerini almıştır.

Türk milletinin bağımsızlığı çok ağır bedeller ödenerek, vatan topraklarının her karışı şehit kanlarıyla örtülerek, nice feragat ve fedakarlık örnekleriyle kazanılmıştır.

Dün olduğu gibi bugün ve yarın da, istiklal ve istikbal haklarımızın muhafaza ve müdafaası toplu vuran milli yüreklerin şeref ve namus meselesi olarak görülecek, hiçbir şekilde taviz veya teslimiyet bahsinden söz açılamayacaktır.

Türkiye’miz her alanda barış ve kardeşliği tesis ve temin ederek Cumhuriyet’in yeni yüzyılında gücüne güç katacak, muadil ve mütehakkim ülkelere fark atacaktır.

Bilhassa etnik ve mezhep temelli bölücülüğün bütün izleri kazınıp “Terörsüz Türkiye”nin tam ve eksiksiz ikmaliyle birlikte sosyal gelişme, milli bütünleşme, ekonomik büyüme sacayağında medeniyetler liginde liderliğe oynayan, ülkeler arasında sivrilip öne atılan bir devletin doğuşu beşeriyetin gözü önünde cereyan edecektir.

Ankara’nın ve Türkiye’nin güvenliği en yüksek hassasiyettir. Türkiye mevcut ağırlığı ve potansiyeliyle bölgesinde hayata tutunmak için çığlıklar içinde çırpınan mazlumlar için güven kaynağı ve ihtiyaç halinde barınacakları en emin sığınaktır.

Barbar bir abluka altında tutulan Gazze’de özellikle çocuklar açlık ve susuzluktan dolayı can vermektedir. İnsanlık değerlerini alaşağı eden, hiçbir kitap ve inançla bağdaşmayan Siyonist canilik Gazze Şeridi’ne mezalim ve merhametsizlik çukuru kazmış, kimi bulduysa içine atmıştır.

Birleşmiş Milletler’in açlık içinde kıvranan Gazzelilerin “yürüyen cesetlere benzemeye” başladığını açıklaması kelimenin tam anlamıyla sefalet içinde debelenen ikiyüzlülüktür. Bu çerçevede kanayan insani ve uluslararası sorunları etkisiz, aciz ve atıl halde seyreden Birleşmiş Milletler Teşkilatı’na üye ülke olmanın bir anlamı olmadığından bu kuruluşla ilişki ve irtibat yeni baştan gözden geçirilmelidir.

Suriye’de SDG kisvesine bürünen YPG/PYD’nin 10 Mart 2025 mutabakatına hala riayet etmemesi, hem Şam yönetiminin hem de ülkemizin güvenliğini tehdit eden temas ve faaliyetlerini ara vermeden sürdürmesi tarihi bir yanlıştır. Ve bu yanlıştan derhal dönülmeli, Paris’te yapılan görüşmelerde gündeme geldiği üzere 10 Mart mutabakatına harfiyen uyulmalıdır.

Terör devleti İsrail’in Gazze’ye gıda ve su ulaşımını engellemesi eşi ve benzeri görülmemiş kana susamışlıktır. Türkiye’nin varoluşu geniş bir coğrafi ve jeopolitik eksende zorda kalanlar için umut ve ufuktur.

Milliyetçi Hareket Partisi tek ses, tek nefes, tek yürek halinde Terörsüz Türkiye’ye inanmakta; aynı zamanda siyasi çıkar hesabı yapmadan, nefsin tasallutuna kapılmadan, sağın solun tahrik ve telkinine aldırmadan önce ülkem ve milletim anlayışına barış ve kardeşlik ruhuyla bağlanmaktadır.

Duygularımızla gerçekleri; Olmasını istediklerimizle yapabileceklerimizi; Bugünümüzle hayallerimizi hesaba katan bir yorum sentezine ulaşmak lazımdır. Öncelikle, Türkiye’mizin yükselmesi, zenginleşmesi ve güçlenmesi için elimizden gelen her çalışmayı yapmakla mükellef olduğumuz unutulmamalıdır.