Keşif, 2015’ten bu yana devam eden ScanPyramids adlı uluslararası araştırma projesi kapsamında yapıldı. Bilim insanları, piramidin taş yapısına zarar vermemek için jeoradar, ultrasonik tarama ve elektriksel direnç tomografisi gibi tamamen dışarıdan ölçüm yapan yöntemler kullandı. Elde edilen veriler, “görüntü füzyonu” adı verilen bir teknikle birleştirildi ve piramidin içinde iki farklı boşluk tespit edildi.
Boşlukların boyutu ve konumu
Uzmanlara göre, bu iki boşluktan biri yüzeyin yaklaşık 1,4 metre, diğeri ise 1,1 metre derinliğinde bulunuyor.
Derindeki boşluk yaklaşık 1 metre yüksekliğinde ve 1,5 metre genişliğinde.
Daha yüzeydeki boşluk ise 0,9 metreye 0,7 metre boyutlarında.
Araştırmacılar, bu boşlukların ardındaki taş kaplamanın, piramidin bilinen tek girişi olan kuzey cephesindeki işçilik kalitesiyle aynı düzeyde olduğunu belirtiyor. Bu da, burada bir tür törensel ya da mimari erişim alanı olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Gizli giriş ihtimali
Bilim insanları, doğu cephesindeki bu boşlukların bir koridor, küçük bir oda ya da yapı inşasında bırakılmış bir malzeme boşluğu olabileceğini düşünüyor. Ancak taş yüzeylerin pürüzsüzlüğü ve işçilik detayları, bunların sadece yapısal bir hata değil, planlı bir mimari unsur olabileceğini düşündürüyor.
Yeni bir keşfin eşiğinde
Uzmanlar, şu an için piramidin içine kazı yapmayı veya duvarları açmayı planlamıyor. Bunun yerine mikro kameralar ve endoskopik sensörler gibi daha hassas araçlarla iç kısmın incelenmesi planlanıyor.
Bu çalışmalar tamamlandığında, Mikerinos Piramidi’nin içinde daha önce hiç görülmemiş bir oda ya da girişin bulunması ihtimali tarihî bir keşfe dönüşebilir.





