Prof. Dr. Şaduman Halıcı ile Millet Mektepleri hakkında yapılan söyleşide, bu okulların tarihçesi ve önemine yer verildi.

Millet Mektepleri, 1 Kasım 1928’de Türk Harflerinin Kabulü ile birlikte halk eğitimini amaçlayan yaygın eğitim kurumları olarak kuruldu. Bu okulların açılması, Cumhuriyetin eğitim seferberliğinin bir parçası olarak, Türk alfabesinin halk tarafından benimsenmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirildi.

Millet Mektepleri’nin Kuruluşu ve Amaçları
Millet Mektepleri, 1923 yılında Halk Eğitim Bürosu’nun kurulmasıyla başlayan bir sürecin sonucudur. 1924 yılında Cumhuriyetin eğitim seferberliği başlamış ve birçok eğitim uzmanı Türkiye’ye davet edilmiştir. Bu uzmanlardan biri olan Prof. Dr. John Dewey’in raporunda halk eğitimi için önerilerde bulunulmuş, bu öneriler doğrultusunda Millet Mektepleri kurulmuştur.

Başbakan İsmet Paşa’nın Rolü
Millet Mektepleri, Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa ve Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey’in katkılarıyla hayata geçirilmiştir. İsmet Paşa, yeni harflerin kabul edildiği gün TBMM’de Millet Mekteplerinin kurulacağını duyurmuş ve bu okulların vatandaşlara eğitim olanakları sunacağını belirtmiştir.

Yönetmelik ve Uygulama
Millet Mektepleri için bir yönetmelik hazırlanmış ve bu yönetmelik doğrultusunda 16-30 yaş aralığındaki her Türk vatandaşının eğitim alması zorunlu hale getirilmiştir. İlk yıl 20.487 derslik açılmış ve 1.075.500 öğrenci eğitim almıştır.

Sonuçlar
1928-1935 yılları arasında, yaklaşık 60.373 Millet Mektebi açılmış ve bu okullardan mezun olanların okuma yazma oranı önemli ölçüde artmıştır. 1927 yılında Türkiye’deki okur-yazarlık oranı %10,5 iken, 1935 yılına gelindiğinde bu oran %20,4’e yükselmiştir.

Bu gelişmeler dönemin Batı basınında da yer bulmuş, Millet Mektepleri uluslararası alanda dikkat çekmiştir.

Türkiye’nin eğitim alanındaki bu atılımları, uluslararası ilişkileri de güçlendirmiştir.

Sonuç olarak, Millet Mektepleri, Cumhuriyet dönemi eğitim reformlarının en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkmaktadır.