ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'da kontrolün kendilerinde olduğunu savunarak, "Ülkedeki her şeyi biz yöneteceğiz ve ülkeyi düzelteceğiz. Daha sonra seçimler doğru zamanda yapılacaktır." dedi. Dünya Venezuela ve ABD'deki gelişmeleri yakından takip ederken Hande Fırat, Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde Trump'ın izlediği yol ile alakalı dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Dünya bir süredir dengesini kaybetmiş durumda. Ama bazı anlar vardır ki yaşananlar artık “kriz” değil, yeni bir düzenin ilanıdır. ABD’nin Venezuela’da Nicolás Maduro’yu devre dışı bırakan hamlesi tam olarak böyle bir an. Bu sadece bir liderin düşüşü değil, Trumpizm’in nasıl bir dünya tasavvur ettiğinin açık ilanı. Ve asıl soru şu: Bu durum nereye gider?

Savaşları bitirdik söylemi ile gerçek arasındaki çelişki
ABD Başkanı Trump, Kasım 2025’te yayımlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi (NSS) belgesinde ve sonraki konuşmalarında şu iddiayı defalarca dile getirdi: “Sadece sekiz ayda Kamboçya–Tayland, Kosova–Sırbistan, DRC–Ruanda, Pakistan–Hindistan dahil olmak üzere sekiz şiddetli çatışmayı çözdük. Gazze’de savaşı sona erdirdik.” Kâğıt üzerinde bu iddia etkileyici. Ancak sahaya bakıldığında tablo bambaşka. Aynı dönemde:

  • ABD, farklı coğrafyalarda yüzlerce hava ve deniz operasyonu yürüttü.
  • Venezuela’da fiili bir rejim değişikliği operasyonu gerçekleştirdi.
  • Grönland üzerinden Danimarka’ya açık tehditler yöneltti.

Yani mesele “savaşları bitirmek” değil, savaşın coğrafyasını değiştirmek.

Kasım 2025 NSS: Yeni Doktrin
Bu çelişkinin cevabı, NSS belgesinin özellikle Batı Yarımküre başlığında gizliydi. Trump, kasım ayında ne yapacağını zaten satır satır yazmıştı. Özetle belgede açıkça şu ifadeler yer alıyordu:

  • Batı Yarımküre, ABD için hayati güvenlik alanıdır.
  • Uyuşturucu kartelleri ve yabancı çeteler terör örgütü olarak tanımlanacaktır.
  • Yarımküre dışı rakiplerin (Çin, Rusya, İran) stratejik varlık edinmesine izin verilmeyecektir.
  • ABD, askeri varlığını uzak savaş alanlarından çekip, Batı Yarımküre’de yoğunlaştıracaktır.

Nedir bu Trump Corollary?
Bu, Monroe Doktrini’nin 21. yüzyıl versiyonu olarak duyuruldu. Ve Trump bunu açıkça söylüyor: "Monroe Doktrini’ni yeniden ortaya koyacak ve uygulayacağız." Bu kez adına Trump Corollary diyebiliriz. Trumpizm’de Monroe Doktrini’nin 21. yüzyıl versiyonu. Kısaca şöyle özetlenebilir:

  • Batı Yarımküre sadece Avrupa’ya değil; Çin, Rusya, İran gibi tüm dış güçlere kapalıdır.
  • ABD bu bölgedeki düzeni gerektiğinde güç kullanarak da şekillendirir.

Neden Venezuela?
Venezuela bir başlangıç noktası. Çünkü:
1- Petrol: Dünyanın en büyük rezervlerinden biri.
2- Göç: ABD iç siyasetinin en kırılgan dosyası.
3- Karteller: “Narco-terör” söylemi için uygun zemin.
4- Çin ve Rusya: Batı Yarımküre’nin bu ülkelerle yaptığı finansman, enerji ve askeri işbirliğinden ABD rahatsız.

Ama en kritik nokta şu: Petrol tek sebep değil, ama askeri ve siyasi müdahaleyi anlamlı kılan ekonomik kaldıraç. Trump’ın “Venezuela artık ABD tarafından yönetilecek” sözleri bunun açık itirafı.