Şu anda Başbakan Benjamin Netanyahu’nun askeri sekreteri olarak görev yapan Roman Gofman, planlama görüşmelerinde İran rejiminin devrilebileceğini öne sürdü. Bu görüş, başına geçeceği Mossad içinde de paylaşılıyordu, ancak aşırı iyimser olduğu ortaya çıktı.

Gofman’ın, Haziran ayında görevi devralarak beş yıllık bir dönem için Mossad başkanı olması planlanıyor. Yerine geçeceği David Barnea da İran’la savaşın rejimi devirebileceğine inanıyordu.

2021’den bu yana Mossad’ın başında bulunan Barnea, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan savaş öncesinde önemli bir danışmanlık rolü üstlendi. New York Times’a göre Barnea, Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump’a İran liderlerine yönelik suikastlar ve istihbarat operasyonlarının muhalefeti harekete geçirerek protestolar, ayaklanmalar ve direniş eylemleriyle rejimin çökmesine yol açabileceğini savundu.

İsrailli bir güvenlik kaynağı, “Mossad’ın görüşü rejim değişikliğinin mümkün olduğu ve bunu gerçekleştirebilecekleri yönündeydi,” dedi. Ancak İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) bu konuda daha temkinliydi ve doğrudan rejimi devirmek yerine zayıflatmayı ve halk ayaklanması için zemin hazırlamayı savundu. Aynı kaynak, “Mossad yerine getiremediği birçok söz verdi” ifadelerini kullandı.

Savaşın ilk aşamasında İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesi ve ardından ABD-İsrail saldırılarıyla askeri ve devlet altyapısının ağır zarar görmesine rağmen, Tahran’daki yönetimde kayda değer bir değişim yaşanmadı. Yeni liderin, öldürülen liderin oğlu olduğu ve daha sert bir çizgiye sahip olduğu belirtiliyor.

Barnea, savaşın başlamasından bu yana yaptığı ilk açıklamada İsrail’in İran’daki misyonunun tamamlanmadığını söyledi: “Operasyonumuzun devam etmesini ve Tahran’daki saldırıların ardından da etkisini göstermesini planlamıştık. Taahhüdümüz ancak aşırıcı rejim değiştirildiğinde yerine getirilmiş olacak.”

7 Ekim’de ağır yaralandı
49 yaşındaki Gofman Belarus doğumlu ve 14 yaşında İsrail’e göç etti. İsrail ordusunda 30 yılı aşkın süre görev yaptı ve birçok cephe ve komuta pozisyonunda bulundu. 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e saldırısı sırasında ağır yaralanan Gofman, iyileşmesinin ardından Netanyahu’nun en önemli askeri danışmanlarından biri oldu. Son iki yılda İran, Lübnan, Gazze ve Suriye’ye yönelik stratejik ve operasyonel kararların tamamında yer aldı. Rusça bilmesi nedeniyle Kremlin ile temaslarda da kilit rol oynuyor.

Netanyahu, Aralık ayında Gofman’ı Mossad’ın başına getirme niyetini açıkladı ve ajans içinden diğer adaylara rağmen onu tercih etti. İsrail’de tamamen alışılmadık olmasa da, istihbarat teşkilatı dışından bir askerin bu göreve getirilmesi dikkat çekici bir durum olarak değerlendiriliyor. Netanyahu, Gofman’ı “olağanüstü, cesur ve yaratıcı bir subay” olarak tanımladı. Ancak savunma analisti Amir Oren’e göre Gofman’ın istihbarat toplama, özel operasyonlar ve diğer istihbarat servisleriyle koordinasyon gibi Mossad için kritik alanlarda deneyimi sınırlı. Oren, bu becerilerin yıllarca, hatta on yıllarca deneyim gerektirdiğini vurguladı.

Oren ayrıca Gofman’ın İngilizce bilmediğinin düşünüldüğünü ve asıl tercih edilme nedeninin Netanyahu’ya olan bağlılığı olduğunu savundu: “Görevdeki ve eski güvenlik yetkilileri arasında bu atamaların İsrail’in güvenliği için değil, Netanyahu’nun siyasi çıkarları için yapıldığı yönünde ortak bir kanaat var.”

Tartışmalı geçmiş
Gofman’ın atanma süreci, 2022’de yaşanan bir olay nedeniyle aylarca gecikti. İddiaya göre Gofman, bir çevrim içi etki operasyonunda gizli bilgileri yayımlaması için bir genci kullanmıştı. Daha sonra bu genç gözaltına alınmış, ancak faaliyetinin yetkililer tarafından onaylandığı ortaya çıkınca dava düşmüştü. Gofman ise bu kişinin yaşını bilmediğini ve sadece gizli olmayan bilgilerin paylaşılmasını istediğini savundu. Bugün 21 yaşında olan bu kişi, Gofman’ın en sert eleştirmenlerinden biri haline geldi ve atamaya karşı Yüksek Mahkeme’ye başvurdu.

Güvenlik yapısında büyük değişim
Gofman’ın atanması, Netanyahu’nun 7 Ekim saldırılarının ardından İsrail’in güvenlik yapısını yeniden şekillendirme çabasının bir parçası olarak görülüyor. Bu saldırı, ülke tarihinin en büyük güvenlik başarısızlıklarından biri olarak kabul ediliyor. O tarihten bu yana savunma bakanı, Genelkurmay Başkanı ve birçok üst düzey istihbarat yetkilisi görevden ayrıldı ya da görev sürelerini tamamladı. Barnea’nın ayrılması ve Gofman’ın göreve gelmesiyle birlikte Netanyahu, 7 Ekim saldırıları sırasında görevde olan en üst düzey İsrailli yetkili olarak görevde kalan son isim olacak.

İran'ın iki eyaletinde operasyon! 31 kişi gözaltında