MSCI, Türk hisselerinin endeks değişikliklerini ikinci bir duyuruya kadar askıya aldı. Orkun Saka, kararın yabancı sermaye girişini baskılayacağını belirterek, “Vurgunun maliyeti, vurgundan haberi olmayanlara yayılıyor” dedi.
17.10.2026 05:00
Giriş: 17.10.2026 05:00
Güncelleme: 17.10.2026 05:00
A- A A+
Yaz aylarında fon piyasasındaki şüpheli işlemler ve denetim zafiyetlerine ilişkin peş peşe uyarılarda bulunan uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI, Türk hisse senetleri için belirli endeks değişikliklerini dondurduğunu açıkladı. Karar yürürlüğe girerek ikinci bir duyuruya kadar geçerli olacak.
MSCI kararda, bazı küçük halka açık şirketlerle bağlantılı fon varlıklarını içeren olası koordineli işlemlere ilişkin endişeleri gerekçe gösterdi. Buna göre yeni şirket girişleri, mevcut şirketlerin ağırlık artışları ve üst endekslere geçişler kısıtlandı. Kurum, piyasa düzenleme ve denetiminde Haziran 2027’ye kadar yeterli ilerleme sağlanamaması halinde, Türkiye’nin "Gelişmekte Olan Piyasa" statüsünden çıkarılarak "Sınır Piyasa" veya "Bağımsız Piyasa" kategorisine düşürülebileceği uyarısında bulundu. MSCI’ın uyarısının ardından BIST 100 endeksi dün güne yüzde 1,44 düşüşle başladı.
City St George’s, University of London öğretim görevlisi Orkun Saka, uygulamanın bir ceza olmadığını ancak karantina olduğunu kaydederek “Statüsü gözden geçirilen bir piyasada yabancı yatırımcı yeni pozisyon kurmaz, bekler. Türkiye, Haziran 2027’de incelemeden başarıyla çıksa bile aradaki sekiz ayın bastırılmış sermaye girişi faturasını ödemiş olacak” dedi. Türkiye’nin statüsünün düşürülmesi sonucunda gelişmekte olan piyasa endekslerini takip eden fonların Türk hisselerini portföylerinden çıkarmak zorunda kalacağını söyledi. Saka, “Asıl mesele, bu satışı yapacak yatırımcıların söz konusu fonlarla hiçbir ilişkisinin olmaması. Vurgunun maliyeti, vurgundan haberi olmayanlara yayılıyor” ifadelerini kullandı.
DIŞ BASINÇ ETKİLİ OLMUŞ
28 Ağustos’ta yayımlanan SPK düzenlemesinin MSCI’nın yaz aylarındaki uyarılarından sonra geldiğini hatırlatan Saka, şöyle konuştu: “Haziran 2026’da MSCI, Temmuz’da S&P mekanizmayı tarif eder nitelikte uyardı. SPK düzenlemesi 28 Ağustos’ta geldi. Çöküş Eylül ortasındaydı. Buradan iki sonuç çıkıyor. Birincisi, bu bir tespit başarısızlığı değildi, mekanizma biliniyordu ve yazılı olarak tarif edilmişti. İkincisi ve daha rahatsız edici olanı, düzenlemenin uluslararası endeks sağlayıcılarının kamuya açık uyarılarından sonra gelmiş olması. Bu, düzenleyici eylemi tetikleyen asıl kısıtın iç denetim değil dış basınç olmuş olabileceğini düşündürüyor.”
Saka, düzenleyici müdahalenin gecikmesinin aynı zamanda faturanın büyümesine ve daha fazla yatırımcıya yayılmasına yol açtığını vurguladı: “Bu yapılarda zaman, zararı sadece ertelemez, büyütür ve dağılımını değiştirir. Başlangıçta kazançlar işaretlenmiş kazançlardı. Yapı işledikçe önceki yatırımcıların kâğıt kazancı ancak sonradan giren paranın üzerinden nakde çevrilebilir hale geldi. O noktadan sonra aritmetik bir Ponzi aritmetiğidir. Büyüdü, çünkü her ay yeni girişler aynı dar hisse kümesine daha yüksek fiyatlardan yerleştirildi. Dağılımı değişti, en son girenler en yüksek fiyatı ödeyen ve en az bilgiye sahip olanlardı. Kritik eşik, fonların kamuya açık platforma taşınmasıydı. O tarihten sonraki her ay faturaya insan ekledi. Yani ‘kaç kişi mağdur oldu! sorusunun cevabı doğrudan ‘ne kadar geç müdahale edildi’ sorusunun cevabıdır.”
Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin
Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin