Türkiye'deki fon krizinin uluslararası piyasalardaki etkileri devam ediyor.

Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, Türk hisse senetlerine yönelik belirli endeks değişikliklerini derhal geçerli olmak üzere süresiz olarak dondurduğunu duyurdu.

Haziran ayında fonlar aracılığıyla gerçekleştirilen koordineli işlemler ve halka açıklık oranlarının gerçeği yansıtmadığı yönündeki şüpheler nedeniyle Türkiye'yi uyaran MSCI, alınan önlemleri yetersiz buldu. Kuruluş, Türkiye'nin piyasa statüsünün düşürülebileceği uyarısını yineledi.

Türkiye'de TERA ve Pusula merkezli yatırım fonu soruşturmasının ardından uluslararası finans kuruluşlarından yeni bir karar geldi. Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, 15 Ekim 2026 tarihli açıklamasında, Türkiye hisse senedi endekslerindeki belirli değişiklikleri dondurduğunu bildirdi. New York merkezli kuruluş, kararının gerekçesi olarak uluslararası kurumsal yatırımcıların Türk sermaye piyasasındaki hisse sahipliği yapıları, halka açıklık oranları ve koordineli alım satım işlemlerine ilişkin endişelerini gösterdi.

MSCI, Türkiye'de son dönemde yürürlüğe giren düzenlemeleri olumlu bir başlangıç olarak değerlendirse de piyasadaki yapısal sorunların giderildiğinin henüz kanıtlanamadığını vurguladı.

TÜRKİYE ENDEKSLERİNDE ÜÇ KRİTİK İŞLEM DONDURULDU

MSCI'nin kararı, 15 Ekim itibarıyla derhal yürürlüğe girdi ve yeni bir duyuru yapılana kadar geçerliliğini koruyacak.

Karar kapsamında Türk hisse senetlerine ilişkin üç önemli endeks işlemi askıya alındı:

Yabancı Dahil Etme Faktörü (FIF) ve endeks hesaplamalarında kullanılan hisse sayısı (NOS) artırılmayacak.

MSCI Turkey Investable Market Index (IMI) kapsamına yeni hisse senetleri dahil edilmeyecek.
Şirketlerin küçük ölçekli endekslerden daha büyük ölçekli endekslere yükseltilmesi gerçekleştirilmeyecek.

Bu karar, Borsa İstanbul'daki hisse işlemlerinin veya mevcut MSCI Türkiye endekslerinin tamamının durdurulduğu anlamına gelmiyor. Bununla birlikte, endekslere yeni şirketlerin dahil edilmesini ve mevcut şirketlerin endeks ağırlıklarını artırabilecek bazı değişiklikleri sınırlandırıyor.

MSCI endekslerini takip eden uluslararası yatırım fonları açısından bu karar, Türk şirketlerine yönelmesi beklenen yeni portföy yatırımlarını da etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.

MSCI HAZİRAN AYINDA TÜRKİYE'Yİ UYARMIŞTI

MSCI'nin aldığı karar, Türkiye'ye yönelik ilk uyarı niteliği taşımıyor. Kuruluş, 23 Haziran 2026'da yayımladığı yıllık piyasa sınıflandırma değerlendirmesinde, Türkiye'deki bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerle yakından bağlantılı yatırım fonlarının işlemlerine dikkat çekmişti.

MSCI, uluslararası yatırımcıların bu fonlar aracılığıyla koordineli alım satım işlemleri gerçekleştirilmiş olabileceğine ilişkin kaygılarını dile getirmişti. Kuruluş, söz konusu işlemlerin şirketlerin gerçek halka açıklık oranlarını olduğundan yüksek gösterebileceğine işaret etmişti.

Halka açıklık oranlarının gerçeği yansıtmamasının, hisse fiyatlarının sağlıklı biçimde oluşmasını ve uluslararası yatırımcıların portföy risklerini doğru değerlendirmesini zorlaştırdığı vurgulanmıştı.

MSCI, Türkiye'den gerçek faydalanıcıların zamanında ve ayrıntılı biçimde açıklanmasını, koordineli işlemlere karşı etkili gözetim ve yaptırım mekanizmalarının oluşturulmasını ve halka açıklık oranlarının şeffaf kurallarla belirlenmesini talep etmişti.

Kuruluş, yeterli ilerleme kaydedilmemesi durumunda Kasım 2026'da yapılacak endeks değerlendirmesinde Türkiye'ye yönelik yeni önlemlerin gündeme gelebileceği uyarısında bulunmuştu.