Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen Kabine toplantısı sona erdi. Toplantı yaklaşık 3,5 saat sürdü.
Toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar:
Düzenlenen dördüncü Antalya diplomasi Forum’u, Türk dış politikasının gücünü görmemiz açısından yeni bir fırsat teşkil etti. Foruma toplam 155 ülkeden 6 bini aşkın katılımcı iştirak etti.
Forumu süresince gerçekleştirilen birçok konu yetkin isimler tarafından kayda alındı. İnsanlığın 5'ten büyük olduğunun altını bir kez daha çizdik. Filistin halkının yanında olduğumuzu bütün dünyaya tekrar duyurduk.
"Türkiye sınırları zorlanacak bir ülke değildir"
Gerilimlerin tırmandığı bir dönemde Türkiye olarak adaleti, barışı, diplomasiyi öncelemeye devam edeceğiz.
Orta Doğu'daki her sorun doğrudan bizi, ülkemizi, ekonomimizi, güvenliğimizi ilgilendirmektedir. Girişimci proaktif bir anlayışla hadiseleri okumak ve politikalarımızı buna göre güncellemek mecburiyetindeyiz. Askeri mevcudiyetimiz genişlerken, savunma sanayi ürünlerimiz doğudan batıya, kuzeyden güneye birçok ülke tarafından kullanılabilir hale geldi.
Kimse hatalı hesap yapmamalı, kışkırtmalar karşısındaki serinkanlı tavrımızı asla bir zafiyet olarak algılamamalıdır. Özellikle Suriye konusunda kimi aktörler Türkiye'nin sabır taşı direncini sınamak yerine, dostluğunun kıymetini bilmeli, buna göre söylemlerini ve politikalarını ayarlamalı, örgüt gibi değil devlet gibi hareket etmelidir.
"Muhalefet batıya yalvarırken, biz Türkiye'nin itibarını yükseltiyoruz"
Muhalefet yolsuzluk soruşturmalarının üstünü örtmek için batıya yalvarırken biz Türkiye'nin itibarını küresel ölçekte arttırmaya çalışıyoruz. Mandacılık hastalığından kendini kurtaramayan ana muhalefetin bizim vizyonumuzu, bizim diklenmeden dik duruşumuzu, Türkiye'yi 23 yılda nereden nereye getirdiğimizi anlaması zaten mümkün değildir.
"Gıda arzını etkileyen bir durum söz konusu değildir"
İklim değişikliğinin olumsuz etkilerine giderek daha fazla maruz kalıyoruz. İnsanlık olarak bizden öncekilerden devraldığımız ve çocuklarımızın bize emaneti olan tabiatı, havayı, suyu ve toprağı hoyratça kullanmanın faturasına daha çok muhatap olduğumuz bir dönemin içindeyiz. İklim değişikliği, bazen kuraklık bazen de dolu ve zirai don gibi meteorolojik olaylarla kendisini belli ediyor. Hava şartlarına bağlı olan tarımsal üretim de iklim değişikliğinde en çok etkilenen alanların başında geliyor. Hava sıcaklıklarındaki ani düşüşler sebebiyle ülkemizin belli bölgelerinde don, kar yağışı ve dolu olaylarıyla karşı karşıya kaldık. Tüm üreticilerimize çiftçilerimize geçmiş olsun diyorum. Tarım ve Orman Bakanlığımız ilk günden beri süreci yakından takip etti. Gıda arz güvenliğimizin tehlikede olduğundan tutun, yurtdışına bağımlı olacağımıza kadar birçok konuda çeşitli açıklamalar yapıldı. Tarım Bakanlığımız dün yaptığı açıklamayla karşı karşıya olduğumuz ilk tabloyu ortaya koydu. Başta hububat, baklagiller ve tohumlar olmak üzere stratejik öneme sahip tarım ürünlerinde yurtiçi gıda arzını olumsuz yönde etkileyecek risk yok. Belli bölgelerde bazı meyve çeşitlerinde sıkıntı söz konusu. İlk tespitlerimiz kayısı, elma, şeftali, nektari gibi meyve gruplarında farklı derecelerde hasar meydana geldiğine işaret ediyor. Üretimin devamlılığını ve arz güvenliğini sağlamak üzere Tarım ve Orman Bakanlığımız gerekli adımları atmaktadır. Bu olay bizlere TARSİM'in önemini tekrar hatırlatmıştır. Sel, kuraklık gibi durumlardan etkilenmemek için prim bedelinin % 70’i kadarının devletimizce ödendiği tarım sigortasının yaptırılması ve çiftçi kayıt sistemine kayıt olunması büyük önem taşımaktadır. Bugünkü kabine toplantımızda, üreticilerimizin zararını tazmin konusunda neler yapabiliriz bunu enine boyuna değerlendirdik. Çiftçi kayıt sistemine kayıtlı ve zirai don sigortası olmayan çiftçilerimizin zarar gören mahsullerinin üretimi için yaptıkları harcamalarının hasar oranına göre karşılanması için Tarım Bakanlığımız çalışmalarına başladı. Tarım bakanımız konuyu çiftçilerimizle yakın istişare halinde yürütmesi için gereken talimatları verdik. Şahsen biz de yapılan bu çalışmaları büyük bir hassasiyetle takip edeceğiz.
25 bin öğretmen atanacak. 10 bini Milli Eğitim Akademesi olmak üzere toplam 25 bin öğretmen ataması müjdesini bugün gençlerimizle paylaşmak istiyorum.




