Finlandiya üst üste sekizinci yıl dünyanın en mutlu ülkesi oldu. Uzmanlar, doğaya erişim ve güçlü sosyal yardım sisteminin buna katkıda bulunduğunu düşünüyor. Finlandiya, Birleşmiş Milletler'in (BM) bu seneki Dünya Mutluluk Raporu'nda diğer üç İskandinav ülkesinin önünde yer alırken, Latin Amerika ülkeleri Kosta Rika ve Meksika ilk kez ilk 10'a girdi. İngiltere ve ABD listede 23'üncü ve 24'üncü sıraya düştü.
Dünya Mutluluk Raporu: Türkiye 94. sıraya yükseldi. Peki, mutluluğun doğası gerçekten ne ve daha mutlu olmak için ne yapabiliriz? Mutlu hissetme bilimi kanıtlara dayalı. Vücudumuzun iyi hissetmesini sağlayan dört hormondan oluşan dengeli bir karışıma ihtiyacı var: Dopamin, oksitoktsin, serotonin ve endorfinler.
Herkes hayatının bazı dönemlerinde ruh sağlığıyla ilgili sorun yaşayabilir ama vücut kimyasını yeniden dengelemek ve iyi hissetmeye yardımcı olmak için uygulanabilecek küçük şeyler var. Psikoterapist ve "Anksiyeteye Bağımlı" kitabının yazarı Owen O'Kane için öncelik stresi azaltmak. Meşguliyet kültürünün de mutsuzluğu körüklediğini söylüyor. "Yıllar boyunca daha üretken iş kültürü gibi daha çok şey yapmaktan bahsettik ama bunun yerine daha az şey yapmanın ve meditasyon ya da farkındalık çalışmanın faydalarına yönelik çok fazla delil var."
O'Kane sürekli açık olma kültürünün anksiyete sürecine bağımlı, tedirgin bir kuşak oluşturduğu uyarısı yapıyor ve "Birçok kişi için bağımlılık… bir uyaran ve yatıştırılma, ya da kaçış ile beraber geliyor" diyor.
Stres taşma noktanızı tespit edin. Psikoterapist Dr Claire Plumbly, stresin zamanla biriktiğini söylüyor. Bu birikim, küçücük bir şeyin bile bardağı taşıran son damla olabileceği anlamına geliyor. Örneğin, tanımadığınız birine bağırmanız ya da bir şarkı yüzünden ağlamaya başlamanız gibi.
Nörologlara göre kronik stres vücutta belirti gösteriyor. O'Kane birçok kişinin tansiyon ve göğüs sorunları yaşayabildiğini, vücudun "kısıtlanmış ve uyarılmış, tehditle yüzleşmeyi bekler" hissedebildiğini söylüyor. Ağrılar, bilinç bulanıklığı, hatta nefes darlığı ile baş ağrıları da yaygın. O'Kane danışanlarıyla bu gerilimi salıverme teknikleri üzerinde çalışıyor, yürüyüş yapmayı ya da beyni sessizleştirmeye yardımcı olan mantraları tekrarlamayı öneriyor. "Mesele, yalnızca birkaç dakikalığına da olsa vücudun gevşemesine izin vermek."
Doğada daha fazla zaman geçirin. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) verilerine göre her beş Amerikalıdan biri dışarıda, günde 15 dakikadan daha az vakit geçiriyor. Ama dışarıda vakit geçirmek için olabildiğince çok zaman yaratmak, öğle arasını dışarıda geçirmek gibi kısa sürelerle bile olsa, ruh sağlığına ciddi fayda sağlıyor. Dr. Plumbly, "Gününüzün, çocuklarınızı okuldan almak ya da işe yürümek gibi geçiş noktalarına beş dakika ekleyin" diye öneriyor. "Dışarı çıktığınızda telefonunuzu evde bırakın ve yolda, dışarıda vakit geçirmek için beş dakika zaman ayırın."
Küçük geçiş anları ilave etmek, sıfırlanmak için bir fırsat yaratıyor. Birden fazla araştırma, dijital detoksun ve doğada zaman geçirmenin stresi azalttığını gösteriyor. Lancet Journal dergisinde 2023'te yayımlanan Japon üniversitelerinde yapılan bir araştırma "orman banyosu" yaparak geçirilen zamanın stresli Japon ofis çalışanları için 'iyileştirici' olduğunu gösteriyor.
Kötü olsa bile şarkı söylemek beyni canlandırıyor. University College London (UCL) tarafından yapılan araştırmalar şarkı söylemenin yalnızca akciğer kapasitesini artırmakla kalmayıp ruh halinizi iyileştirebileceğini, bağışıklık sisteminizi güçlendirebileceğini, tansiyonunuzu kontrol etmeye yardımcı olabileceğini ve hatta horlamayı azaltabileceğini gösteriyor. Daha fazla ve grup halinde şarkı söylemek yalnızca sosyal izolasyonu azaltmakla kalmıyor, 'bilişsel rezervlerini' de destekliyor. Nörologlar bilişsel rezervleri, zor anları atlatmak için beynimizin kullandığı malzeme olarak tanımlıyor.
Ekranı kaydırmayı bırakın, harekete geçin. Son 10 yılda yapılan birçok araştırma sosyal medya kullanımının bağlantıları güçlendirebildiği gibi, kendimizi başkalarıyla karşılaştırma konusunda olağanüstü stres ve baskıya yol açabildiğini, üzüntü ve izolasyon hissini artırabildiğini gösteriyor. Psikiyatrist Robert Waldinger, "İyi ilişkilerin bizi daha mutlu ve sağlıklı kıldığını, yalnızlığın da ölümcül olduğunu gösterdiğini" söylüyor.
Yani telefonunuzda arkadaşlarınızın ve ailenizin fotoğraflarına bakmak yerine, daha çoğunu bastırın ve size iletişiminizi korumayı hatırlaması için evde her gün göreceğiniz yerlere asın.





