Myanmar'ın orta kesimindeki Sagaing bölgesi yakınlarında, 28 Mart'ta meydana gelen depremlerde 3 bin 145 kişi hayatını kaybederken, 4 bin 589 kişi yaralandı. Myanmar'da yaklaşan muson sezonu, depremzedeler için tehlike arz ediyor. Depremler, Ava Antik Kenti'ni harabeye çevirdi. Ekipman, insan kaynağı ve mali destek eksikliğiyle süren çalışmalar, 40 dereceyi bulan hava sıcaklığı nedeniyle daha da zorlaşıyor. Tüm bu sorunlara elektriğin kesilmesi, içme suyuna erişim kısıtlılığı ve ilerleyen aylarda gelmesi beklenen muson yağmurlarının eklenmesi, çadırlarda yaşamak zorunda kalan bölge sakinlerinin hayatlarının tehlikeye girmesine neden oluyor. Yetkililer, yaz mevsiminde gerçekleşen depremin ardından salgın hastalıkların çıkabileceği uyarısında bulunuyor. Depremin üzerinden 1 hafta geçmiş olmasına rağmen hala arama kurtarma ekiplerinin ulaşamadığı kırsal alanlar bulunurken, yetkililer ölü sayısının artmasından endişe ediyor. Ülkede süregelen çatışmalar, depremin bıraktığı yıkımla mücadeleyi de zorlaştırıyor.
Myanmar'da meydana gelen depremlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Maung Zarni, depremlerden en çok etkilenen şehirlerden biri olan Mandalay'da doğduğunu ve deprem haberini sosyal medyadan öğrendiğini söyledi. Zarni, 500 yıllık bir geçmişe sahip Sagaing şehrinin altyapısının tahmini yüzde 80 ila 90'ının tahribata uğradığını aktardı. "Büyüdüğüm ve okula gittiğim bazı mahallelerin hepsi dümdüz oldu" diyen Zarni, sıcaklığın 40 dereceyi bulduğuna, elektriğin stabil olmadığına dikkat çekti. Mevcut koşullardan dolayı bölgede salgın hastalıklar çıkabileceğine de işaret eden Zarni, "Orada içme suyu bile kıt. Burası sel ya da büyük bir deprem gibi doğal afetlere tamamen hazırlıksız bir ülke." ifadelerini kullandı.
Zarni, başta komşu ülkelerden olmak üzere Myanmar'a yapılan yardımın, arama kurtarma ekiplerine yardımcı olduğunu belirtti. Türkiye gibi uzaktaki ülkelerin bile büyük miktarda yardım malzemesi gönderdiğini vurguladı. ABD'yi Myanmar'ın dondurulan 1 milyar dolarını geri vermeye çağırdı. Zarni, bu paranın depremlerden etkilenen şehirlerin yeniden inşası için kullanılabileceğini ifade etti. Askeri yönetimin, 2 Nisan'da, 22 Nisan'a kadar geçerli olacak şekilde ateşkes duyurduğunu ancak 24 saat geçmeden bunun yine ordu tarafından ihlal edildiğini belirtti.
Burma İnsan Hakları Ağı (BHRN) Direktörü Kyaw Win de depremlerde yönetimin tutumu nedeniyle senelerdir bakımsız kalan yüzlerce yıllık camilerin yıkıldığını belirtti. Depremin cuma namazı sırasında gerçekleşmesi nedeniyle ölenler arasında çok sayıda Müslüman olduğunu dile getiren Kyaw, şu ana kadar 67 caminin kullanılamaz hale geldiğini ifade etti. Kyaw, depremlerin ardından en acil sorunları, tuvaletin olmaması ve halkın temiz suya erişememesi olarak sıraladı.




