Türkiye hava sahasına yöneldiği tespit edildikten sonra vurulan balistik füze, NATO'nun kolektif savunma ilkesi temelinde 5. maddeye ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Ancak bu maddenin aktive edilmesi NATO'nun gündemine gelmedi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 4 Mart'ta İran'dan ateşlenen ve Türk hava sahasına yöneldiği belirlenen bir füzenin düşürüldüğünü açıkladı. İran Genelkurmay Başkanlığı, 5 Mart'ta yaptığı açıklamada Türkiye topraklarına herhangi bir füze fırlatılmadığını belirtti. Olayın yaşandığı 4 Mart'ta ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, bunun 5. maddeyi tetikleyeceğini düşünmediklerini söyledi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de olayı ciddi olarak değerlendirmekle birlikte, "Kimse 5. maddeyi konuşmuyor. En önemli şey, düşmanlarımızın dün (4 Mart) NATO'nun ne kadar güçlü ve uyanık olduğunu görmüş olmalarıdır" dedi.

5. madde nedir?

NATO'nun ortak savunma ilkesi olan ve müttefiklerden birine yapılan saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağı temeline dayanan Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 5. maddesinde şu ifadelere yer veriliyor: "Taraflar, Kuzey Amerika'da veya Avrupa'da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldırı olursa Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerleri ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır."

5. madde otomatik mi?

Kuzey Atlantik Antlaşması'nda 5. maddenin nasıl aktive edileceğine dair spesifik bir prosedür yer almıyor. Bununla birlikte saldırıya uğrayan bir müttefike, derhal, bireysel olarak ve diğer taraflarla birlikte yardım etme yükümlülüğünün oluşması için iki koşulun gerçekleşmesi gerekiyor. Bunlardan ilki, müttefikin silahlı saldırıya uğramış olması. Silahlı saldırının en üst örneği işgal durumu olsa da daha düşük seviyeli silahlı saldırı durumunda da madde aktive edilebilir. Kara, deniz ve hava unsurlarına yönelik saldırılar ve konvansiyonel olmayan saldırılarda da madde gündeme gelebilir.

5. madde aktive edilirse nasıl bir süreç işliyor?

  1. madde aktive edilirse her müttefik, saldırıya uğrayan NATO üyesine gerekli gördüğü şekilde yardım etmekle yükümlü. Her ne kadar 5. maddenin aktive edilmesi halinde NATO ülkelerinin saldırıya uğrayan müttefike askeri yardımda bulunacağı algısı olsa da durum öyle değil. Destek askeri nitelikli olabileceği gibi farklı şekilde de gündeme gelebilir. Yardım şekli diğer müttefiklerle istişarelerde bulunarak ve koordinasyon içinde belirleniyor. NATO, bu danışma ve koordinasyonda ana rol oynuyor ve ortak bir pozisyon belirlenmesini sağlıyor.

Sonuç

NATO'nun 5. maddesi bir bakıma son opsiyon olarak değerlendiriliyor ve şu ana kadar sadece bir kez, 11 Eylül saldırıları için aktive edildi. Müttefikler genelde, geçmiş örneklerde görüldüğü gibi, topraklarına füze düşmesi, sınır ihlali yaşanması ve benzeri durumlarda diğer müttefiklerle danışma yoluna gidiyor. Ancak Türkiye, coğrafi konumunun ve bölgesinde yaşanan sıcak gelişmelerin de etkisiyle 4. maddeyi en çok aktive eden NATO ülkeleri arasında yer alıyor. İran kaynaklı son olayda ise NATO nezdinde bu yönde girişimde bulunulmadı.