İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuğçe Ersoy Ceylan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "altıgen" ittifak açıklamasının anlamını ve bölgesel yansımalarını AA Analiz için kaleme aldı.
28 Şubat Cumartesi günü İran semalarında patlayan füzeler, Netanyahu’nun bir süredir adım adım şekillendirmeye çalıştığı "altıgen" ittifak teorisinin sahadaki ilk büyük testi olarak okunabilir. ABD ile koordineli şekilde yürütülen ve Tahran’daki karar alma mekanizmalarını felç etmeyi hedefleyen bu saldırı, Netanyahu’nun "Radikal eksenleri vurduk." iddiasının en somut dışavurumu oldu. Peki, bu "altıgen" ne anlama geliyor ve neden tam şimdi masaya sürüldü?
Altıgenin köşeleri: Stratejik bir çevreleme
Netanyahu’nun 22 Şubat’taki kabine toplantısında ilk kez telaffuz ettiği bu yapı, Hindistan, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve ismi henüz zikredilmeyen Arap, Afrika ve Asya ülkelerinden oluşuyor. Netanyahu’nun "altıgen" ittifak söylemi, klasik iki taraflı normalleşme çizgisini aşan, çok-katmanlı bir çevreleme ve koridor siyaseti tasavvuru gibi okunmalı. Bu altılı grubun, İsrail için sadece birer ticari ortak değil, İran’ın başını çektiği "Şii ekseni" ve (her ne kadar Netanyahu bunu kastetmediğini belirtse de) Türkiye-Katar-Pakistan gibi aktörlerin oluşturduğu iddia edilen Sünni eksene karşı bir baraj niteliği taşıdığını öne sürmek mümkün.
Bu ittifakın geometrisi rastgele seçilmiş değil:
Doğu Akdeniz Hattı (Yunanistan ve GKRY): Enerji, deniz yetki alanları, limanlar, savunma işbirliği ve Avrupa Birliği'ne (AB) açılan siyasal kanal olarak görülüyor. Bu ikili, İsrail’in Avrupa bağlantısını Akdeniz güvenliği üzerinden meşrulaştırmaya elverişli.
Hindistan ayağı: Netanyahu’nun en kritik hamlesi olarak öne çıkıyor. Hindistan, sadece büyük pazar değil, savunma sanayi, teknoloji, siber, insansız hava aracı (İHA) ve tedarik zincirlerinde İsrail için stratejik ölçek demek. Ayrıca, Hindistan’ın Körfez’le ilişkileri İsrail’e dolaylı bir diplomatik alan açıyor.
Afrika, Asya ve Arap bloku: Jeopolitik kuşatma ve normalleşmenin genişletilmesi adına bir adım olarak görülüyor. Burada amaç Abraham Anlaşmaları'nın yanına yeni ortaklar ve lojistik geçişler eklemek suretiyle bir jeopolitik ağ kurmak.
Modi'nin ziyareti ve zamanlama manevrası
Netanyahu’nun bu yeni ittifak projesini açıklamasındaki zamanlama tesadüf değil. Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin 25-26 Şubat 2026’da İsrail’e geleceği resmi olarak duyurulmuştu. Modi’nin geçen hafta gerçekleşen İsrail ziyareti, bu ittifakın en güçlü köşesinin çimentoyla sabitlenmesiydi. Dolayısıyla Netanyahu’nun bunu ziyaretten hemen önce dillendirmesi üç şey anlatıyor. Netanyahu ilk olarak bu gündemi kurarak ziyareti ikili protokolden çıkarıp bölgesel mimari vitrinine taşımış oldu. İkinci olarak, Hindistan’a "senin rolün ikili değil, kurucu" mesajı verdi.
Son olarak Netanyahu’nun bu açıklamayla iç siyasete oynadığını da belirtmek mümkün. İçeride "dünya bizi yalnızlaştırmadı, bakın liderler geliyor" anlatısını güçlendirme hamlesinin devamı olarak Modi’nin Knesset’te konuşması gibi semboller de bu anlatıyı besliyor.
Somaliland ve Afrika köşesindeki gizli hamle
İsrail’in 26 Aralık 2025’te Somaliland’ı tanıması, bu açıklanan "altıgen" ittifak içinde özellikle Afrika ayağını somutlaştıran bir adım olarak okunabilir.
İsimlerin verilmemesinin sebepleri
Netanyahu’nun ismini vermediği Arap ve Asya ülkeleri, aslında bu denklemin en hassas halkalarını oluşturuyor. Burada iki ayrı kategori olduğunu öne sürmek mümkün: Zaten ilişkisi olan ama görünürlük maliyeti yüksek olanlar ve henüz temas aşamasında olanlar.
Analitik bir bakış: Sürdürülebilirlik mümkün mü?
İttifaklar altıgeni fikri, Netanyahu’nun elinde hem stratejik bir tasarım hem de propaganda değeri yüksek bir hikaye. Ancak Netanyahu’nun analitik bir hatası var: İttifakı mezhepçi bir dille tanımlaması. Hem "radikal Şii" hem de "radikal Sünni" gibi vurgularla eksenlerden bahsetmesi, bölgeyi kalıcı istikrarsızlığa sürükleyebilir.
Orta Doğu'nun dumanlar altında olduğu mevcut konjonktürde, Netanyahu’nun bölgesel denklemin merkezinde yer alan ve hamle yapan aktör görüntüsünü şimdilik tahkim ettiği söylenebilir.




