İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 22 Şubat'ta hükümetinin kabine toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada "altıgen ittifak" adını verdiği vizyondan söz etti. İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın paylaştığı İngilizce konuşma metnine göre Netanyahu, "Ortadoğu çevresinde ve içinde ittifaklar altıgeni" adını verdiği bütüncül bir sistem kurma vizyonuna sahip olduğunu söyledi. Başbakan, bu ittifakın Hindistan, çeşitli Arap ve Afrika ülkeleri, Yunanistan ve Kıbrıs olmak üzere Akdeniz ulusları ve Asya'dan henüz detay veremeyeceği ulusları kapsadığını belirtti. Netanyahu'nun açıklamaları ülkesinin Hindistan ve Etiyopya ile diplomatik temasları öncesinde geldi.

Netanyahu konuşmasında "altıgen ittifak" vizyonu ile ilgili fazla detay vermedi. Ancak amacını, "hem çok sert darbeler indirdiğimiz radikal Şii eksenine hem de ortaya çıkan radikal Sünni eksenine karşı, gerçeklik, zorluklar ve hedefler konusunda aynı görüşte olan uluslardan oluşan bir eksen oluşturmak" olarak tarif etti. Netanyahu, "Bu ulusların her biri farklı bir algıya sahip ve iş birliğimiz büyük sonuçlar doğurabilir ve elbette direncimizi ve geleceğimizi güvence altına alabilir" dedi.

İsrail Başbakanı'nın "radikal Şii ekseni" tanımlamasıyla İran ve "Direniş Ekseni" olarak tarif edilen oluşumu işaret ettiği düşünülüyor. Bu oluşum Filistin topraklarında Hamas ve İslami Cihat, Lübnan'da Hizbullah, Irak'ta Şii milisler ve devrilmeden önce Suriye'deki Esad yönetimini kapsıyordu. Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e karşı düzenlediği ve 1200'den fazla kişinin ölümüne yol açan saldırıların ardından İsrail'in bölgede düzenlediği operasyonlar bu ekseni büyük ölçüde zayıflattı.

Peki Netanyahu "radikal Sünni ekseni" ifadesiyle hangi ülkeleri işaret ediyor olabilir? BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan uluslararası danışmanlık şirketi Oxford Analytica'nın Yardımcı Direktörü Dr. Laura James, Netanyahu için, "Ülkeleri özellikle isimlendirmiyor ve bilinçli olarak belirsiz konuşuyor; çünkü bahsettiği 'ittifak' aslında büyük ölçüde iç kamuoyuna yönelik bir retorik aracı" yorumunu yapıyor.

James'e göre amaç seçimler öncesinde İsrail kamuoyuna ülkenin "uluslararası alanda izole olmadığı" mesajını vermek. Eski İsrailli diplomat ve Netanyahu'yu sert eleştiren Haaretz gazetesi yazarı Alon Pinkas da bu çıkışı "gerçekliği ve jeopolitiği manipüle etme iddiası" olarak yorumluyor.

Ortadoğu analisti Dr. James' göre, bunun arka planında ise İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki ortaklık var: "BAE, 'radikal' gördüğü Sünni grupları büyük bir tehdit olarak algılıyor. Müslüman Kardeşler ve bağlantılı gruplar dahil ama bunlarla sınırlı değil. Bu yüzden odak muhtemelen Hamas, Suriye hükümeti, Sudan ordusu ve Yemen'deki Islah Partisi gibi aktörler olabilir."

BBC Türkçe'ye konuşan İngiltere merkezli risk danışmanlığı şirketi Sibylline'dan Megan Sutcliffe ise Netanyahu açıkça söylemese de İsrail'deki siyasi çevrelerde yaygın olarak konuşulan ülkelerden birinin Türkiye olduğu yorumunda bulunuyor. "İsrail, Türkiye'yi bölgesel emellerine yönelik yeni bir tehdit olarak görüyor; bunun nedeni kısmen Türkiye'nin özellikle Suriye'deki artan etkisi" diyor.

Sutcliffe, Suriye ile birlikte Türkiye'nin İsrail ve Hamas'a karşı geliştirdiği tutumun da iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırdığını vurguluyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığını" savunuyor. Türkiye'nin Hamas'ı "direniş örgütü" olarak gördüğünü söylüyor. Erdoğan ayrıca konuşmalarında sık sık Netanyahu'yu Hitler ile karşılaştırıyor.

Netanyahu'nun açıklaması, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin 25-26 Şubat tarihlerinde İsrail'e yaptığı ziyaret öncesinde geldi. Netanyahu'nun açıklamalarına Pakistan tepki gösterdi. Pakistan Senatosu, 24 Şubat'ta Netanyahu'nun Müslüman ülkelere karşı Hindistan ve diğer ülkelerle ittifak kurma planına ilişkin açıklamalarını kınayan bir karar kabul etti.

Sutcliffe, söylemin zamanlamasının önemli olduğunu düşünüyor. Analiste göre Netanyahu, "radikal Sünni ekseni bölgesel istikrara bir tehdit olarak nitelendirerek" Hindistan'ın bu açıklamaya katılmasını hedefliyor.